·168 syf.····Okunma: 09 Ağustos 2025 00:06 Dikkat bu kitabı okurken aşırı "his " e maruz kalabilirsiniz .Evet kitap tam bir hisler kitabı .Okurken zihin ve beden dinleniyor diyebilirim. Ben öyle hissettim:) .
Dünyanın çevresinde 16 kez gün doğumu ve batımı gören astronotların zihinlerinde geçenlerin yazarın seçtiği zarif kelimelerle anlatılması ...
Roman, altı farklı milletten – dört astronot ve iki kozmonot – oluşan bir ekibi, bir gün boyunca uzay istasyonunda yaşadıkları gözlemler ve içsel monologlar üzerinden anlatıyor.
Kitabın bir olumlu bir olumsuz tarafı var .Olumlu tarafını belirtmiş olduğumu düşünüyorum .Olumsuz tarafı ise karakter derinlikleri olmaması ve fazla betimlemeler içermesi.Betimlemeler beni rahatsız etmedi.Özellike akşam okuması yapmak için bu kitabı seçmiş olmam bana iyi geldi.
Ayrıca bilim kurgu yoğunlukta olduğu düşünülebilir . Bilim kurgudan ziyade uzakta Dünyanın kıymetinin anlaşılması üzerine betimlemeler ve dünyanın şuan için tek yaşam alanı olması gerçekliğine rağmen hunharca yaşanılamayacak hala getirilmesi için canla başla çalışılması .Yazarın tam olarak dertlendiği nokta burda yoğunlaşıyor ve şiir tadında derdini ifade ediyor .Savaşlar,ırklar ,milletler ,statüler ,çıkarlar ,hırslar bu yörüngede bakıldığında bir hiç olduğu, görünmediği bunun yerine küçücük sessiz gezegenlerden biri olduğu ve içerde kopan fırtınaların önemini yitirdiği gerçeği kalıyor .İnsanlığın sadece sevgiye ve barışa ihtiyacının olduğu kirli hesapların önemini yitirdiğini yazar bizi yörüngeye çıkartarak gösteriyor. Ayrıca bu yörüngede bulunan farklı millette ki astronotlar arasında geçen diyaloglar etkileyiciydi.
“Hem çok önemliyiz hem de hiç önemli değiliz
Burası astronotların, uzaydaki sessiz yalnızlıklarından Dünya’ya bakarak içinde bir umut patlaması hissettikleri o anlardan biri...
Uzay aracının içinde, Dünya'nın çevresinde dönerken öylesine bir arada ve öylesine yalnızlar ki zaman zaman düşünceleri, içsel mitolojileri bile iç içe geçiyor.”
.