Gönderi

10/10
·152 syf.··
2025 53. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 01:16
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) İsraf edilemeyecek kıymetli dopaminin, önemi ve yanlış kullanılmaması gerektiği üzerine bilinçli farkındalık yaratabilecek keyifli bir okuma deneyimi. Ödül merkezi ve bağımlılık üzerinde etkili olan dopaminin çalışma prensibini öğrenirken başarıyı kutlamamak, sevilen aynı iki şeyi aynı anda yapmamak gerektiği ilginç bilgilerdi. Ayrıca kitap boyu Serkan Karaismailoğlu'nun sesinden okuma yaparken 'Belki'nin önemini kavramak 'Belki'nin kuzeni 'Bakarız'ı çok kullanan benim için hayret vericiydi. Bilimselin bu kadar tatlı, akıcı, anlaşılır anlatımında alıntılarla da zenginleştirilmesi takdire şayan. "Mutluluğun trajedisi, modern mutluluk kavramının insanları sistematik olarak mutsuzluğa sürüklemesindedir." Wilhelm Schmid S.8 Biyolojik manada kendinizi ne kadar iyi tanırsanız sahip olduğunuz hayat o kadar anlam kazanacaktır." S.16 "Dopamin sistemimizi öyle bir hack'lediler ki etrafımızda peşinden koşulmadı gereken tonlarca uydurma ihtiyaç var. O nedenle sürekli koşuyoruz. Hatta bu duruma o kadar alıştırıldık ki artık amaç bir yere ulaşmak değil sadece koşmak olmuş." S.27 "Ufak şeylerden zevk alabilmek, Lüks yerine zarafet aramak, Saygı beklemek yerine değerli olmak, Zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak, Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak. Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek. İşte benim senfonim. William Ellery Channing S.30 "Bir çiçeğe sahip olmak isteyen, onun güzelliğinin soluşunu seyretmek zorunda kalır. Ama bir tarladaki çiçeğe sadece bakmakla yetinirsen, o hep seninle olacaktır. Çünkü çiçek akşamın ve gün batımının ve nemli toprağın ve ufuktaki bulutların bir parçasıdır." Paulo Coelho S.40 "İnsan bedava ya da karşılıksız olan hiçbir şeyin kıymetini bilmez." S.46 "Belki de mutluluk şudur: Başka bir yerde olmanız, başka bir şey yapmanız, başka biri olmanız gerekirdi duygusuna kapılmamak." Isaac Asimov S.50 "... limbik sistem inanmışsa, korteksin ne söylediği kimin umurunda." S.54 "Sadece mutlu olmayı istesek kolay olacaktı ama biz başkalarından daha mutlu olmak istiyoruz. Bu da oldukça zor çünkü onları daima olduklarından daha mutlu görürüz." S.62 "Hemen her gün bize sunulan onlarca haz dalgası üzerinde çılgınlar gibi sörf yapmamıza rağmen beynimizin derinlerinde hissettiğimiz depresyon ve mutsuzluk, içine düştüğümüz kuyunun ne kadar derin olduğunu en güzel göstergesi. Görünen o ki hepimiz artık ciddi birer bağımlıyız. Haz bağımlısı. Aramızdaki tek fark bağımlılık derecemiz. Kimimiz boğazına kadar bu bataklığa batmışken bazılarımız sadece dizlerine kadar gömülmüş durumda. Ama bu sonucu değiştirmiyor çünkü bu şekilde yaşamaya devam edersek bataklık hepimizi yutacak." S.62 "Temel anayasası homeostaz üzerine kurulu bir bedende sadece haz ve gazdan oluşan bir fizyoloji sürdürülebilir değildir. Haz olması için acı olması lazım. Tokluk olması için açlık olması lazım. Özetle beyazın mükemmelliğini anlamak için ara sıra siyahın içinde yaşamak lazım." S.71 "Siz, bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil... Friederick Nietzsche S.74 " Bir şeyi gerçekten arzulamak ve peşinden koşabilmek için çöküşün yarattığı o acı halini hissetmek ve yaşamak zorundayız. Bu olmazsa olmaz. Bundan kaçamayız. Bilmemiz gerekir ki ancak bu acıyı yaşadığımızda ulaşacağımız haz bir anlama kavuşacaktır." S.76 "İnce düşünen insanların en sık yaptığı hata, kişinin küçük olan insanlara büyük anlamlar yüklemekdir." Aldous Huxley S.79 "Asla kimseye BELKi demeyin...bu kelimenin bir de nörobiyolojik bir karşılığı var." S.80-81 "Hayallerinizi herkesten bir sır gibi saklayın. Gerek kendi beyninizin gerekse de hayalsiz nöronların sizi engellemesine izin vermeyin." S.83 "Sen yapmak, etmek, başarmak istemiyorsun ki. Yapmış, etmiş, başarmış olmak istiyorsun. Göle gitmek değil, gölde olmak istiyorsun. Sürekli bir yere gider gibi değil de, bir yere varmış gibi yaşadığın için yorgunsun." S.86 "Eğer freni sistemin kendisi yaparsa kötü hissedersiniz. Oysa frene siz basarsanız yavaşlayıp duracağınızı bildiğinizden bundan kötü etkilenmezsiniz." S.94 "Mutluluk için iki temel kural vardır. Her zaman kendinden çok şey bekle, başkalarından ise oldukça az. İşte benim senfonim." S.98 "Sizin açınızdan ortada gerçek bir başarı varsa o başarınızı lütfen ödüllendirmeyin." S.98 "...ödül 'beklenmedik' olduğunda dopamin etkisinin çok daha güçlü bir şekilde ortaya çıktığı gösterilmiştir." S.99 "Herkesin derdi varış noktası. Sen yolculuğa odaklan." S.102 "Olmayacak tam bir vazgeçiş kelimesi. Olmadı ise emek yüklü. 'İşte o emeğin adıdır dopamin.' çabaladınız, denediniz ama olmadı. Sorun yok. İstediğiniz sonucu alamamış olsanız bile elinizden geleni yaptığınızı bilmenin verdiği o huzur hissi de ayrı bir dopamin kaynağıdır. Diğer taraftan. Pek iyi olursa! Ya bu tarz yaşamayı başarırsanız. İşte o zaman bize her yer dopamin." S.105 "Mutluluk seninle ilgili bir kavramdır. Sahip olduklarınla ilgili değil." S.110 "Yakın ilişkiler, arkadaşlık ve dostluklar söz konusu mutluluk olduğunda para, zeka, sosyal statü, şöhret ve hatta genlerimizden bile daha önemlidir." S.111 "Üzerinizdeki kıyafetten kullandığınız teknolojiye kadar insanlığın yüzlerce yıllık bir bilgi birikim ile yaşıyor olsanız da sahip olduğunuz beyin ve fizyolojik alt yapınız ilkel insanınkiyle hemen hemen aynı yapıdadır. Doğal olarak yaşam koşullarınız ne kadar iyi olursa olsun, beyniniz açısından en temel dopamin kaynağı sosyal bağlar ve birliktelik olmak zorundadır." S.113 "Bir şeyi çok sıkı tutmaya çalışmak; onun elinizde daha fazla kalmasını sağlamaz. Sadece giderken avuçlarınızın daha fazla yaralanmasına neden olur." S.116 "Sizde olmadığı halde başkalarına verebileceğiniz en büyük hediye mutluluktur." S.117 " Aslında insan en çok acıtan şey, hayal kırıklıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır." Fyodor Dostoyevski S.136 "Düşünsenize birbirimizden böylesine farklılık gösterdiğimiz bir evrende hangi ortak reçete sorunumuzu doğrudan çözebilir ki! Yaşadığımız sorunun aynı olması çözümün de ortak olacağı anlamına gelmez. Eğer öyle olsaydı istemediğimiz alışkanlıkların tümünden çoktan kurtulmuş olurduk. Size gösterilen çözümlerin çoğu insanların ortalamalarına göre oluşturulmuştur ama siz ortalama bir insan değilsiniz ki. Eğer öyle olsaydı kullandığınız hazır reçete işe yarardı ama yaramıyorsa sizin o ortak değerleri alıp kendinize özgü bir hale getirmeniz gerekmektedir." S.137 "Dünyayı değiştirmek istiyorsanız işe yatağınızı toplayarak başlayın. Her sabah yatağınızı toplarsanız günün ilk görevini yerine getirmiş olursunuz. Bunu yapmak sizi azıcık da olsa gururlandıracak ve diğer işleri de teker teker yapmanız için teşvik edecektir. Günün sonunda o küçücük adım, yerine getirilmiş pek çok göreve dönüşecektir. Yatağınızı toplamak aynı zamanda hayatta küçük şeylerin de öneminin olduğu gerçeğini pekiştirecektir. Eğer kötü işleri doğru şekilde yapamazsanız daha büyüklerini asla yapamazsınız." Amiral William H. McRaven S.144 "Bir fikre eylem eşlik etmiyorsa o fikir ancak beyinde işgal ettiği hücre kadar büyüyebilir." S.144
1000Kitap
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
·
125 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.