Yırtıcı Kuşlar Zamanı
Mesleğime odaklanarak kitap analizleri yapmayı çok seviyorum.Bugün elimde son bitirdiğim kitabım 'Yırtıcı Kuşlar Zamanı' var.
Benim için bir roman bir suç hikayesinden çok,travmaların,bastırılmış şfkenin ve çözülememiş korkuların nasıl ölümcül sonuçlara dönüşebileceğinin resmiydi.
Mesleğim gereği,karakterlerin her birinde farklı savunma mekanizmalarıyla karşılaştım.Birinin inkarla gerçeği görmezden gelişi , diğerinin yansıtma ile kendi suçunu başkasına yüklemesi,bir başkasının ise rasyonalizasyonla yaptığı eylemi haklı çıkarma çabası...Tıpkı danışma odasında olduğu gibi gerçekler sessizliklerin arasında saklıydı.
Romanın bir yerinde geçen 'İnsanı öldürmeye götüren şey çoğu zaman kötülük değil,korkudur.' cümlesi,beni gerçekten etkiledi.Korkunun, özellikle çocuklukta yaşanan duygusal yoksunluklardan beslendiğinde nasıl yetişkinlikte yıkıcı davranışlara dönüştüğünü defalarca gördüm. Bu yüzden karakterler bana hiç yabancı gelmedi; hepsi kendi içindeki ''yırtıcı kuş'' ile yüzleşmekten kaçan insanlar gibiydi.
Merkezdeki karakter Başkomser Nevzat geçmişte ağır bir majör depresyon tablosu çiziyordu.Umutsuzluk,değersizlik,hayata karşı motivasyon kaybı...Ahmet Ümit yalnızca belirtileri anlatmakla kalmamış,tedaviye dair önemli bir mesleki gerçeğe de değinmişti:İlaç tedavisinin tek başına yeterli olmadığı ,psikoterapinin,güven ilişkisi kurmanın ve yaşam alanını yeniden inşa etmenin sürecin merkezinde yer aldığı gerçeği... Bu vurgu, kurgu içinde bile mesleki doğruluk açısından beni memnun etti.