İlk cildi okuyalı bir hayli vakit geçtiği için onu tekrardan okudum bu kitabı okumadan önce. Doğrusu ilk cilt ilk okuduğum kadar ilgi çekiciydi. Sakin bir tempoya sahip, başarılı bir şekilde gizemini koruyan oldukça iyi bir ciltti. Fakat bu cilt için aynısını söyleyemeyeceğim.
Cildimiz esasında oldukça yavaş başlıyor aynı ilk ciltte olduğu gibi. Lakin ortalardan itibaren temposunu ani bir şekilde hızlandırıyor. Yavaşça, metaforlarla anlatmaya çalıştığı hikayesini uzun uzun yazılarla aniden üzerimize atmaya başlıyor. Bunun dışında geriye neredeyse hiçbir gizem kalmıyor. İlk cildi iyi yapan şeylerden sadece çizim kalitesi kalıyor geriye diyebilirim.
İyi yaptığı bir şey yok mu peki bu cildin? Var diyebilirim. Bu cilt ekibimize yeni bir karakter katıyor. Ve serideki tüm karakterlerden çok daha ilgi çekici olduğunu söyleyebilirim. Hem teması hem de kişiliği gayet başarılı aktarılmış. Kesinlikle ana kadrodaki en iyi yazılmış karakter.
Nihayetinde bu cilt tempo ve hikayenin gidişatı konusunda yaptığı hatalar sebebiyle seriye olan heyecanımı/merakımı biraz azaltmama sebebiyet oldu. Umuyorum ki sonraki ciltlerde toparlarlar.
Ek olarak baskıya da değineyim. Athica ilginç bir şekilde 2.ciltte sayfa kalitesinde daha iyi bir iş çıkarmış. Açıkçası renklerin iyice soluklaşmasını bekliyordum. Fakat bu ciltte hem renkler daha canlı olmuş hemde sayfalar yeterli kalınlığa ulaşmış. Tabii mürekkep akma sorunu hala devam ediyor gibi görünüyor, o biraz kötü bir durum. Çeviride ise ilk cilde kıyasla bazı küçük sorunlar var gibi duruyordu ama ciddi herhangi bir sorun yoktu. Yeterli hatta gayet başarılı bir çeviri olduğunu söyleyebilirim küçük hataları dışında.