Gönderi

SEYİTHAN ASLAN

, bir kitap okudu
8/10
·311 syf.·
9 günde okudu
·
2025 9. kitabı
Montaigne
8.4/10 · 65,6bin okunma
·
31 Gösterim
22 Yorum
Sik sik söylerim: Ornek- lerimizi hep yabancilardan ve okul kitaplarindan vermemiz ahmakliktir düpedüz. Ornekler, Homeros'un, Platon'un zamaninda oldugu kadar boldur bugün de. Ama biz düsün- cenin dogrulugundan çok, örneklerin gösterisi pesindeyiz; kantlarimizi kitapçi Vascosan ya da Plantin dükkânindan alip kullanmak kendi köyümüzde gördüklerimizden gikar- maktan daha üstün bir dogruluk saglarmis gibi. Ya da belki gözümüzün önündekileri ayiklayip degerlendirmeye, onlari sicagi sicagina elestirip örnek haline getirmeye yatkin degil kafamiz. Çünkü kendi tankhgimiza güvenecek kadar bilgin ve yeterli degiliz dersek, yersiz söz etmis oluruz.
Günahlarmizi ortaya dökmek, ayip olsa bile, bunun örnek olup herkese uygulanmasi tehlikesi pek yoktur. Aristoteles der ki, "Insanlarin en sok korktuklan rüzgârlar, sakl yerle- rini açan rüzgârlardir." Alskanliklarmizi saklayan o saçma örtüleri siyirip atmak gerekir aslinda. Niceleri vicdanlarini kerhaneye gönderip davraniglarin kurallara uyduruyorlar. Hainler, katiller bile nezaket kurallarini benimsiyor, ödevlerini bundan ibaret sayiyorlar. O kadar ki, haksizligin kibarliktan yana, kötülügün edepten yana bir eksigi olmayabiliyor. Ne yazik ki kötü insan budala da olmayip kötülügünü edep altinda saklamasini beceriyor.
Aristoteles hibir seye hayran olmamayi kendini begenme sayar. Arkhesilas da der ki, bütün iyilikler diret- mekten, dediginden dönmeyip dosdogru gitmekten; bütün kötülükler de kadere boyun egip her seyi oluruna birak- maktan gelir. KITAP II, BÖLÜM XII Hayatimiz, der Pitagoras, Olimpiyat oyunlarinda biri- ken büyük kalabaliga benzer: Kimileri oyunlarda ün kazan- mak için bedenlerini isletirler; kimileri para kazanmak igin satilik mallar getirirler; kimileri de, en kötüleri degildir onlar, bagka çikar dügünmeden her seyin niçin, nasil yapil- digina bakar, kendi hayatlarini anlamak ve düzenlemek için baskalarinin hayatlarini seyrederler. KITAP I, BÖLÜM XXVI
Öfke saklanmaya da gelmez, büsbütün içimize isler. Demosthenes bir meyhaneye girmis, kimse görmesin diye arkalarda bir yer ariyormus. Diogenes gormüs ve demis ki: Ne kadar arkalara gidersen meyhaneye o kadar girmis olursun.
Öfke kendi kendinden hoslanan, kendi kendini sisiren bir hustir. Hepimizin bagina sik sik gelir: Bir seye yanhs yere kizariz, bize aldandigimizi ispat eden tanitlar getirirler; bu sefer de dogrunun kendisine, suçsuzluguna icerleriz. Bunun cok güzel bir örnegini eskilerden okumustum, his aklimdan çikmaz. Her bakimdan degerli, dogru bir insan olan Piso bir askerine kizmis; gayidan dönerken arkadaginin nerede kaldigini bilmiyor diye. Öyleyse sen onu öldürdün demis ve adami birdenbire ölüme mahkûm etmis, tam asilacagi sira- da kaybolan arkadasi gikagelmis. Bütün ordu bayram etmis, iki arkadas sarilip birbirlerini öpmüsler, cellat da ikisini almis Piso ya götürmüs. Herkes onun da bu ise sevinecegini sanyormus. Tam tersi olmus: Henüz geçmemis olan öfkesi, kendini utandiran bu gerçek karsisinda büsbütün artmis ve hirsinin bir anda aklina getirdigi seytanlikla suçlulari üçe
Reklam
Hinstiyan, Tannn diledigi olsun diye dua eder; günkü Kral Mida in sailerce uydurulan haline düsmek istemez. Bu kral Tanrilardan, her dokundugunun altn olmasini istemis. Duasi yerine getirilmis: arabi altin olmus, ekmegi alan, yatagun kustüyleri altin, gömlegi, hurkasi altin. Böy- lece, kavustugu isteginin agirligi altinda ezilmis, dayanilmaz bir bolluga gömilür olmus. O zaman dilediginin tam tersini dilemis Tanrilardan.
Türklerin padisahi ikin- ci Mehmet, Papa Ikinci Pius'a sunlari yazmis: "Italyanlarin bana düsman olmalarina sasiyorum; biz de Italyanlar gibi Troyallarin soyundaniz. Yunanhlardan Hek- tor'un öcünü almak benim kadar onlara da düser; onlarsa bana karst Yunanhlar tutuyorlar."
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.