·143 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ağustos 2025 13:46 AğrıDağı efsanesi, benim Yaşar Kemal ile tanıştığım ilk eserdir.Onu tanımaya ilk olarak otobiyografisinden başladım.Bu eseri ile de onu resmen yaşadım.
Yaşar Kemalˋin hayatından o kadar etkilenmiştim ki,bu etkilenme acaba eserlerinde de devam edecek miydi? Asıl mesele buydu.Evet korkularımın hepsi boşunaydı.Tam da anlartıldığı gibi ne eksik ne fazlası idi. Herşey olması gerektiği gibiydi.
Hayatım boyunca böyle bir anlatım tarzı ile karşılaşmadım.Eserde anlatılan karekterler ile resmen konuşuyorsun,onlar ile nefes alıp veriyorsun.Kanlı canlı, karekterlerle birlikte hareket ediyorsun.Kitap okumaya biraz ara veriyorum ve gözlerimi kapattım düşünüyorum.Az önce ben ne yaşadım diyorum?
Karekterler,yaşanan olaylar,betimlemeler,imgeler hepsi kafamda,ruhumda,kalbimde...
Benim bir kitapda isteyebileyeceğim en önemli özellik: karekterler ile bütünleşmek ve olayları onlar ile yaşamaktır.Yaşar Kemal bunu bana fazlasi ile verdi diyebilirim.
Gözümü kapadığımda Ağrı Dağının eteklerinde çobanlar ile kaval çalıyor ve onlar ile ağıt dinliyordum.Kürt aşiretleri ile sarayı basıp Gülbaharı kurtarıyordum.Ahmet ile Ağrı Dağının zirvesine tırmanıyor ve dünyaya meydan okuyordum.
Romanda arayıpda bulamadığım ne varsa hepsini Yaşar Kemal veriyordu.Onu bir efsane yapan şey tamda buydu; samiyet ve yaşanmışlık ve gerçeklik.
Bu yaşıma kadar Yaşar Kemali hiç okumadım.Bundan dolayıda kendimden utanıyorum.Suçu kendimde arıyorum.Bu konuda tamamen suçlu bendim.
Yaşar Kemali herkesin okumasını şidddetle tavsiye ediyorum.Şüpheniz olmasın.