Puan vermedi·136 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2025 00:03 Kerem Işık’ın önceki üç öykü kitabından çok farklı bir yerde duruyor Sınır. Çok daha sarsıcı, etkileyici ve sıcacık dile sahip hikayeler. Kesinlikle Kerem Işık’ın öykü macerasında çok ciddi bir kırılma olarak görüyorum Sınır’ı. Daha has, daha insana dair hikayelerdi. İlk üç kitabındaki öyküler gibi ofis ortamlarına, post modern oyunlara, kurmacanın şaşırtıcı fakat içi boş kofluklarına ve uzun uzadıya alıp başını giden dipnotlara sıkışıp kalmamıştı anlatılar. Özellikle “Balina” öyküsündeki bozkırın ortasındaki balina imgesi oldukça çarpıcı ve güçlüydü. Kahramanın yanına varışı, balinanın soluk alış verişini dinlemesi… Zihnimde güçlü şekilde kalan sahnelerdi. Yine “Çok Önemli Bir Şey” isimli öykü de öne çıkan sevdiğim öykülerdendi. Oradaki ince hüznü ve melankoliyi hissetmek oldukça güzeldi. Kamyon farının vurduğu mezarlıktaki ihtiyar sahnesi ise çok sinematografikti. Kitaptaki “İnsanlar birbirlerine en çok, çocukluklarını anımsadıkları anlarda benzer.” cümlesini ise 99. sayfaya dönüp dönüp tekrar okudum. Sınır, YouTube’da “Güzel Tehlike” isimli kanalda üzerine konuşulurken çıktı karşıma. Anlatılanları dinlerken merak ettim ve yazarın tüm öykü kitaplarını alıp okudum. Önceki kitaplarıyla ilgili görüşlerimi yaptığım incelemelerde belirttim. Çok sevemedim. Fakat Sınır öyle değildi. Zihnime kazınan güzel öyküleriyle uzun yıllar kalacak bende.