·82 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Ağustos 2025 22:20 "Fakat aslında tesadüf diye bir şey yoktur. Her şey ya sınav, ya ceza, ya ödül ya da önlemdir." (Sayfa 78)
Hikâye bu anlayışa dayandırılmıştı. Kısa ve akıcı olan kitabı okudukça 'Daha fazla ne olabilir ki?' yahut 'Yine mi?' diyerekten tepkiler verdiğiniz olayların hepsi birbiri ile ilişkili ve anlamlı çıkıyor. Kitapta hiçbir şey tesadüfen olmuyor, her şeyin bir sebebi var, tıpkı hayat gibi.
Benim beğendiğim bir kitap oldu. Gayet akıcı, merakta bırakan, yer yer öğüt veren ve bunu da etkili yapan hoş bir masal. Sadık'ın hikâyesi, daha doğrusu kaderi konusu masalın. Bilirsiniz, masallarda sonda iyiler kazanır ve mükâfatlandırılır, kötüler cezalandırılır ve verilen öğüt çoktan anlaşılmıştır. Bizim yiğit, cesur, cömert ve bilge Sadık'ımızın kaderi de böyle işliyor.
Ve masallar -klasik sonları sebebiyle- çocuklara indirgense de bence yetişkinlerin de bazen içine dalıp, kendi dünyasına umutlar ve öğütler taşıyarak geri gelmesi gerekir.
Çünkü öğrenmemiz gereken şeyler vardır, çünkü hayatın acımasız yazgısında sürüklenip giderken iyi-kötü dengesini hatırlamamız gerekiyordur.
Dünyanın işleyişine hükmeden ve gelecek neslin yetişmesini sağlayacak olan biz yaşayanların insan olarak her zaman hatırlaması gerekiyordur ki:
İyiliğin doğmasına vesile olmayan kötülük yoktur. (Sayfa 78)
Kitabın sonunda yaşadığımız hayatın bir sınanma ve karşılığında alacağımız mükâfatın ancak davranışlarımıza göre olacağını hatırladım -ne kadar aklımda yer etmiş bir durum olsa da hatırlamak doğru ifade gibi geldi- ve iyi biten sonları ne kadar sevdiğimi fark ettim. Hayata olan umudum hep varlığını koruyor demek ki.
Lafı fazla uzatmadan, güzel olduğunu, okunursa bir şey kaybedilmeyeceğini düşündüğüm bir kitap bu yüzden önerdiğimi söyleyebilirim.
Siz, siz olun hemen hüküm veren insanlardan olmayın, hoşça kalın.
"İnsanlar, dedi Melek Jesrad, hiçbir şey bilmeden her şey hakkında hüküm veriyorlar." (Sayfa 77)