Ofli Hoca namazı kıldırıp pazar yerinde şöyle bir tur atarmış. Bir defasında kuru, yaşlı, yoksul bir ihtiyar görmüş. Orta yere atılmış ezik, çürük üzüm tanelerini mendiline toplayıp, pazarın dışına çıkıp, bir güzel afiyetle yemiş. Sonra da ellerini kaldırıp, "Allahım çok şükür, çok şükür" diye dua etmeye başlamış.
İhtiyarın şükürlü duasını gören Ofli Hoca, ihtiyarın kafasına vurup, "senin habu beynine sıçayim, sen ne şükrediysin, o sana şükretsin, bulmuş, senin gibi kanaatkar kulu, daha ne aray?"