·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ağustos 2025 04:20 Bir memleket romanının Marksist feminist karikatürü olarak tanımlanmış olması beni kitaba çeken tanımlamaydı.. Biri köylü biri fabrika işçisi iki kadının birbirinden bağımsız ilerleyen "aşk(?)" hikayesidir. Aşktan çok nefretin hakim olduğu, hayalerini kurduğumuz ve bizi bulmasını umduğumuz aşktan epey uzakta, toplumsal cinsiyet normlarının izin verdiği çemberde yaşanan hayatın ta kendisidir.
Teatral anlatım biçimi ise kurguyu çok başka bir yere taşımış. Elfriede Jelinek'in oyunların okuma istenci oluşturdu, Türkçeye çevrilmiş olanları var mı bilmiyorum.
Son olarak ironinin sert bir gerçeklik zeminde yazılmış olması, birçok yerde bana Şükrü Erbaş'ın Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz? şiirini anımsattı. Köylüleri, işçileri ve özellikle de kadınları nasıl kurtaralım diye sormak istiyorum ben de.