Defne, üniversite için İzmir'e gelmiş yakın arkadaşı Elif ile eve çıkmışlardır. Ancak yaşanan deprem ile evleri zarar görmüş ve bir ev arkadaşı daha bulup iyi bir yerde ev tutmaya karar vermişlerdir. Babasının tavsiyesiyle ortaokuldan tanıdığı Ahu'yu aramış ve üçü beraber eve çıkmışlardır. Defne, Ahu'nun yanında gördüğü çocuğa aşık olacağını ilk andan itibaren anlamıştır.
Alp ile ilişkileri kötü bir şekilde bitmiş olsa da Defne aşka küsmemiş ve hayatının aşkını kollarında tango yaptığı adamda yani Anıl'da bulmuştur. Hatta daha okul bitmeden evlenmişlerdir. Lakin bir gecede hayatları yerle bir olmuştur. Uykularında yakalandıkları depremde evleri yıkılmış, Defne Anıl'ı o enkazda kaybetmiştir. Üstelikte hamiledir.
Yaşananlardan sonra ailesi yanına taşınmış ve minik oğlu Doruk'u hep beraber büyütmeye başlamışlardır. Lakin Defne hala geçmişte ve Anıl'ın hayaleti ile yaşamaya devam etmektedir. Tam kendi kendine elini uzatıp geçmişin kırgınlıklarını ardında bırakmaya karar verdiğinde ise kalbinin kapılarını aşka kapatmış o adam ile karşılaşacaktır. Ve iki kırık kalp bir araya gelip birbirlerinin yaralarını sarıp sarmalayacaktır.
Bu kitap beni biraz kırmış olabilir.Defne pek çok kez kırıldı ve kayıplar verdi.Alp ile sevgili olması en başından hataydı ve onu geçmişte bırakması gerekiyordu.Alp bu hikayede kendi topuğuna sıkan kişiydi.Lakin Anıl...Defne ve Anıl'ın arkadaşlıkları, dostlukları ve aşkları çok güzeldi.Anıl son ana kadar o kadar güzel sevdiki Defne'yi... Ne yazıkki hikayeleri mutlu sonla bitmedi.Ve Anıl'dan sonra Defne kendini bir boşlukta buldu belki de daha büyük hatalar yaptı.Ve o anda Erdem ile karşılaştılar ki... Erdem'in de yaşanmışlıkları, yaraları vardı.Ve yeniden sevip o kişiyi kaybetmekten korkuyordu.Ancak tam aksi oldu ve ikili birbirlerine şifa oldular.Minik adam Doruk çok tatlıydı, Defne'nin babası ve kardeşleri efsane iyilerdi.Kitapta kısımların olduğunu belirteyim ve size dokunacak bir hikaye arıyorsanız şans verebilirsiniz.