·216 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Ağustos 2025 12:39 Boş zamanlarında kitap okuyanlara denk geldiniz mi hiç? Onlar ki en az okuyanlar ama en çok konuşanlardır. Çünkü bu meseleyi bir “boş zaman” aktivitesi olarak görüp doldurmayı yeğlerler. Halbuki kitap okumak bir mesaidir ,kitap okumak için önce nasıl kitap okunacağını bilmek gerekir. Burada da yazarımız bir otel konsepti ile açtığı kitap kafesinden söz ediyor ve adını da “Kitap Mutfağı” olarak anılmasını istiyor. Çok şirin bir isim değil mi Aslında tam da benim hissettiğim bir duygunun başlığı olabilir bu , çünkü ben kitap okuyunca kendimi doymuş hissediyorum, hele de güzel bir kitabın yanında eşlik eden favori bardağınızla içilen kahve…
Bu kitapta birçok olgu ve olaylar ilgimi çekti ama bunlardan en belirgini acının işlenişi diyebilirim. Kitap kafe ve otel konsepti olma sebebiyle her bir bölümde farklı farklı kişilerin “Kitap Mutfağı “na ziyaret ettiğini görüyoruz, bazılarını yol getiriyor bu yere ,bazıları sosyal medyadan duyuyor ,bazıları bir kaçış,sığınak için buraya geliyor… Herkesin kendine göre bir hikayesi var tabii ama buraya gelmelerindeki asıl amaç “Acı “ . Öncesinde de belirttiğim gibi her kişinin yaşadığı acı , acıyla bağlantısı , nasıl başa çıktığı ,kabullenişi …gibi unsurlar farklılık gösterebilir.Bu kitapta ise acının işlenişi daha gözle görülür bir şekilde anlatılmaya çalışılmış. Okuduktan sonra insana umut olan bir acı…. “Acı yaşayana özgüdür ve tabii ölüm de. Ölüm başka olasılıkların olmadığı tek durumdur. Oysa acı başka olasılıkların da olduğu bir duruma ,yani hayata işaret eder. Bu yüzden acı,yaşamın devam ettiğine dair işarettir.Ama daha önemlisi hayatın tüm olasılıklarını görmemize yardım eder.Acı bize bir hayat okyanusunun ortasında küçük bir ada sunar ki denizin ortasında kaldığımızda yüzmekten tamamen vazgeçmeyelim”.