·175 syf.····Okunma: 14 Ağustos 2025 12:45 Asker ile Denizci bir annenin oğluyla konuşur gibi içini döktüğü çok gerçek ve çarpıcı bir metin.
Çoğu kadın evliliğinin ilk zamanlarını güzel hatırlasa da, çocuk geldikten sonra hayatının ve kocasıyla ilişkisinin büyük değişimlere uğradığını söyler. Annelerin dünyası artık bebeğe odaklanırken kocalar bu ilişkiye dahil olmadıysa çoğu zaman onların ihtiyaçlarını fark etmez hale gelirler. Roman tam olarak böyle bir çifti anlatıyor.
Kadın, bebeğinin günlük ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken kendine zaman ayırmayı bırak, ev işlerini bile tamamlamakta zorlanıyor. Karısının günden güne kaybolduğunu fark etmeyen koca, yanlarında olduğu anlarda ise annenin bebeğine gösterdiği ilginin yarısını bile göstermiyor. Sürece desteği sadece uzaktan karısına akıl vermek oluyor.
Eminim hepimizin çevresinde vardır bu baba/kocalar. Bu kitaptaki de en az onlar kadar sinir bozucu.
Metni bu kadar etkileyici kılansa bence şu: Yeni anne olmuş bir kadının tükenmişlik yaşarken aynı anda oğluna olan şefkati çok gerçek ve yakıcı. Bireysel kimliğini kaybettiği için şikayet ederken bile bebeğine olan sevgisinden eksilir diye suçluluk duyuyor. Anne olmanın adanmışlığı hep bir adım önde gidiyor.
Annelerin uzaktan görünmeyen kaygıları, çaresizlikleri, suçlulukları, toplumsal yükleri ve daha fazlasına dair derin bir roman.
Beni okurken çok yordu. Annenin bebeğiyle olan karmaşık günleri, kocanın sürece olmayan katkısından çok tetiklendim. Kitabı kapatıp hayatıma devam edebildiğim için şükrettim. Tam da bu yüzden bu kitabı asıl erkekler okumalı diyebilirim.