Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 16 Ağustos 2025 20:23 YEDİNCİ GÜN kitap yorumum
Kitapta Yang Fei’nin öldükten sonra 7 gün boyunca tuhaf öte dünya yolculuğunda hem kendi hem diğer ruhların hikayelerini izler. Öldükten sonra kimsesi olmadığı için ne gömülmüş ne yakılmıştır. Diğer ölülerle birlikte araf denilen sisli bir mekanda bedenini terk etmemiş halde uyanır.
Annesi onu trende doğurur. Sonrasında anne onu kaybeder yirmi yaşında bir adam ona sahip çıkar. Ama ne sahip çıkma onun için yapmayacağı şey kalmaz onu büyütür onun için kendi hayatından vazgecer evlenmez kendi hayatını kurmaz. Baba hastalanır evi terk eder. Oğlu onu ararken o ölür.
Bir kere evlilik yapar iki yıl sürer karısının başka birisi için boşanmaları ile sonuçlanan evliliği sonrası kimseyi karısı gibi sevemez ve bşr daha evlenmez hatta bulunduğu yerde karısı ile de yüzleşir.
Cenaze işleri daire başkanlığına gelir yakılmak için ama yakılmaz çünkü mezarı yoktur. Burada da zengin ve fakir ayrımını çok net görüyoruz. Beklerken bile yerleri ayrılmış şekildedir. Kendi yasını kimsenin tutmayacağını bildiği için kendi yasını tutmak için koluna siyah bir bez parçası bağlar.
Bir başka ölünün yardımıyla mezarı olmayan ölüler diyarına gelir. Orada yakın zamanda ya da çok zaman ölmüş insanlar ve onların hikayelerini dinler, birini diğer alemde öldürüp bu alemde o kişiyle dost olan,çok seven bir kız, Yang Fei büyürken ona bakan komşusu, kendi ölümünün gerçekleştiği lokantadaki işletmeciler, babası herkes oradadır.
Çok acı hikayeler vardı. Okurken yüreğimin acıdığı çok etkilendiğim beni sarsan hikayeler de vardı. Yuhua o kadar güzel sade bir şekilde anlatmış ki ben kitaptan çok etkilendim. O adaletsizliği o kadar güzel işlemiş mezarı olmayan ölüler diyarının hayatta yer bulamamış herkes için yuva bulduğu huzur bulduğu o yer. Çok güzel işlenmişti.
Ben kitabı çok beğendim. Yazarın daha önce Yaşamak kitabını okuyup çok beğenmiştim. Bu kitabını da beğendim. Yazarın dilini seviyorum. Bu kitabı okumanızı da şiddetle tavsiye ederim.