Bilmediğim bir lisanı gizlemiş gözlerin
Yüreğin ağırlığında telaşı yüklemişsin omuzlarına
Ayağında pranga izi
Dudağında kalmış polen tozuyla
Sedeflerden arta kalan bir güzelliği nasıl korumuşsun yıllarca
Bestende bir nota eksik kalmış da
Aramışsın masumca
Metruk bir binanın sessizliği barınmış gözyaşlarına
Nasır olmuş ellerinde bir tutam saç teli
Eteğindeki motifler yama yama
Arayışının son nağmesinde
Dizeler dolusu yalnızlık döküldü etrafa
Derin bir karanlık gökyüzünü boyadı zifire
Gök yarıldı gökyüzü ağlamaktan bitap
Şimşek utandı seni aydınlatmaya
Bahar müjdesi ümitsiz bakışlarla
Gökkuşağı bir rengi eksik kalmış da haykırmakta
Lunapark neşesi kalmamış hayatında
Al al yanaklar soluklanmaya mani
Hissettiğin kadar yaşanmışlığın damarları belirgin
Sürmesi eksik gözler gök mavisi
Beyaz bulut nüksetmişcesine bembeyaz vücut
Kan kırmızı dudaklar ateşin hemhal olmuş hali
Rüzgarından korkan poyrazda bir titreme
Sadakat yalanı tuz buz
Bir melek kanadı korumasında onca yaşanmışlık
Yap boz tahtası hayran kalmış hikayene
Utanmaz haysiyetsizliklere baş kaldıran bir bakış
Görünmez ellere takılan adı aşk olan bilinmezlik
Bitmesin istenilen bir sabahın şafağı
Geceleri delen bir acının mahrumiyeti
Akacak gözyaşının bedelsiz yarını
Ve
Hiç silinmesin istediğin gözleri...
17/10/2024
Pınar PEKĞÖZ