Gönderi

Kendinle Bir Sözleşme
Puan vermedi·264 syf.··
2025 2. kitabı
Hayatımızdaki olayların rastlantısal değil de düşündüklerimizle, hissettiklerimizle ve içten inandıklarımızla şekillendiğini hiç düşündünüz mü? Eğer cevabınız evetse, muhtemelen “rezonans kanunu” kavramıyla daha önce tanışmışsınızdır. Bu kavram, basit bir “pozitif düşün, güzel şeyler olsun” yaklaşımının çok ötesinde. Düşüncelerimizin duygularla birleştiğinde yarattığı güçlü rezonans alanı, bilinçaltı inançlarımızla desteklenirse gerçekliğe dönüşebiliyor. Ve tam da bu noktada, yıllardır milyonlarca okuyucuya bu sistemi anlatan biri devreye giriyor: Pierre Franckh. Alman asıllı yazar, konuşmacı ve kişisel gelişim uzmanı Franckh, özellikle Rezonans Kanunu ve Sen Yeter ki İste gibi kitaplarıyla dünya çapında tanınıyor. Franckh’in tarzı oldukça sade ama etkili: soyut spiritüel kavramları gündelik hayatla ve bilimsel bulgularla harmanlamayı başarıyor. Özellikle kuantum fiziği, nörobilim ve bilinçaltı inanç sistemleriyle ilgili verdiği örnekler, okurun hem aklına hem kalbine hitap ediyor. “Senin düşündüğün şey, yarattığın şeydir.” Franckh’a göre, evrenden bir şey istemek pasif bir dilekten ibaret olmamalı. Gerçek istek, kişinin hem zihinsel hem duygusal olarak onunla uyumlanmasıyla anlam kazanıyor. Kitaplarında bu uyumu sağlayabilmek için kullanılan teknikler –örneğin olumlamalar, görselleştirme, frekans çalışmaları– hem sezgisel düzeyde açıklanıyor hem de çeşitli bilimsel gözlemlerle destekleniyor. Özellikle nöroplastisite kavramına gönderme yaptığı bölümler çok ilgi çekici: Beynin tekrar eden düşünce kalıplarına göre yeniden yapılandığını ve bu yapıların davranışları, hatta yaşadığımız olayları bile nasıl etkilediğini anlatıyor. Franckh “istiyorsan olur” demiyor; “Gerçekten ne istediğini biliyor ve onunla rezonansa giriyorsan, hayatın yönü değişir” diyor. Rezonans Kanunu ne anlatıyordu? Peki ya Sen Yeter ki İste? Rezonans Kanunu dilimize 2019 yılında çevrilmişti ve hem ülkemizde hem de dünyada yayınlandığı zamandan beri çok okunan ve çok sevilen bir kitap oldu. Rezonans Kanunu daha çok bir “uyanış” kitabı. Düşüncelerimizin ve duygularımızın dış dünyamızı nasıl şekillendirdiğini temellendiriyor. Franckh burada; “Sen ne düşünürsen, onun frekansına geçersin. Ve o frekans neyle uyuşuyorsa, onu hayatına çekersin” diyor. Bu kitabı okuduğumda ciddi bir farkındalık yaşamıştım. “Ben şu an nasıl bir enerji yayıyorum?” sorusu hayatımda ilk kez bu kadar açık ve net karşıma çıkmıştı. Sayesine düşüncelerimin altına gizlenmiş inançlara bakmaya başladım. Sen Yeter ki İste ise bu farkındalığın bir adım ötesine geçiyor: Tamam, rezonansla çalışıyoruz, peki ne istiyoruz? Gerçekten mi istiyoruz? Kitap yalnızca “çekim yasasını” anlatmıyor; onun nasıl işlediğini, bizimse bu sisteme nasıl sabote edici sinyaller gönderdiğimizi anlatıyor. Burada daha çok içe dönüş var. Sadece “istemek” değil, istemeye cesaret etmek, engelleri fark etmek, inanç sistemlerini dönüştürmek var. Bu ayrım bana çok şey öğretti. Çünkü bazen bir takım olumlamalar yapıyoruz ama içimizde hâlâ “yetersizim” duygusu dolaşıyor. Sen Yeter ki İste, tam olarak bu iç sesi fark ettiriyor. Ve o sesi dönüştürmenin mümkün olduğunu gösteriyor. İki kitabı belirli bir sırayla okumanız gerekmiyor. Her biri kendi içinde bütün ve anlaşılır; ama birlikte okunduğunda etki alanı genişliyor. Kitaplar yalnızca teorik bilgi sunmuyor; aynı zamanda bizi kendi içimize bakmaya çağırıyor. Uygulamalar, alıştırmalar, küçük ama etkili sorularla dolu. Hatta bir farkındalık günlüğü gibi de okunabilir. Kendimizle baş başa kaldığımız anlarda, hangi inanç kalıplarının bizi sabote ettiğini fark ettiriyor ve sonra onları dönüştürmenin yollarını gösteriyor. “İsteklerin gerçekleşmesini sağlayan güç, düşüncelerimiz değil; inançlarımızdır.” Bu cümleye döne döne baktım. Çünkü o kadar tanıdık ki… Ne kadar çok şeyi “istiyormuş” gibi yapıp içten içe “zaten olmaz ki” duygusuna tutunuyoruz düşünsenize. Eğer hayatınızda sıkışmış hissediyorsanız, neyi istediğinizden emin değilseniz ya da istediklerinizi elde edemediğinizi düşünüyorsanız, bu kitap sizin için bir yön bulma kılavuzu olabilir. Ama özellikle içsel değişime açık, kendiyle dürüst bir yolculuk yapmaya istekliyseniz, kitabın asıl gücün o zaman karşılık buluyor. Kısacası, “Ne istiyorum?” sorusunu ilk kez ciddiyetle sormak isteyen herkes için çok iyi bir başlangıç noktası.
1000Kitap
Sen Yeter ki İstePierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 2025318 okunma
·
216 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.