8/10
·132 syf.··
2025 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 14:03
#Okudum #KitapYorum #GidendenKalan #OkanTurhan #LMNYayınevi #Roman #132Sayfa #Papatyakitaplığı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere LMN Yayınevi'nden çıkan, Okan Turhan'a ait, "GİDENDEN KALAN" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım. Kitap bitti. Ancak parmaklarım sayfa çevirme refleksinden ayrılamadı. Hani bazı şeyler yarım kalır gibi hissedilir. Tamamlanmamış, ağrısı geçmemiş, dokunmalar yetmemiş, suya kana kana doymamış, uykusundan erken uyanmış, sevdiğinin elinden kopmaya cesaret edememiş, belki yeni doğan bir canlı misali nefes almaya çabalamış, gözlerini dünyaya yeni açan bebek ürkekliği atımında bir nabızla cesaret toplamaya çalışmış bir hevesin yankısı oluşur ya!.. İşte benimde böylesi hisler yumağı oluştu içimde. Coşkuyla karışık, hüzünle bulaşık, acısı keskin, cızırtısı beynimde aynı nakaratları sırasıyla sayıklayan bir radyo; "Neden", "Niçin", "Varlığımızın anlamı ne?", "Madde mi ağır, mana mı?", "Nefsine ağır gelen, hakkında hayırlı olan mıdır.?", "Kendimize mi, başkalarına mı daha adiliz?", "Sevgi ve mutluluk içimizde mi?", "Merhametli, vicdanlı olmanın öğretisi var mı?", "Karekter doğuştan mı, yoksa sonradan mı kazanılır?", "İnsanda maya gerçekten var mıdır?", "Sayısız heveslerimizin sayısız nefeslerinde kimleri boğduk?", "Kadın erkeğin dünyasında kök müydü? Yoksa çöp mü?", "Eksik parça yürek mi?, cesaret mi?","toplum ne der furyası mı moda?, iç benlik imparatorunu kendi adımıza mı rezerve ettik?,", "Özgürlük sınırlarını hangi coğrafyada üstün kıldık? Başkalarının ihlalini umursamadan mı yaşadık?," "Yoksa hepimiz bazen kaderi kontrol edebildiğimizi düşünmek mi istiyoruz.? Belki de hayatımızın çoğu başka insanların verdiği kararlarla şekilleniyor... Bi dünya soru kalbimin, ruhumun atmosferinde sıkıştı kaldı anlayacağınız. Kâh bulutar sardı gözlerimi, kâh hevesi, mayası kaçmış, geç kalmış aşklar... Kendimden biliyorum her duygudan tabaklanmış özenle sunulmuş şef yemeklerini kaç kez üflemeden dilim yanarak yemişimdir. Tuzlu suyu zem zem niyetine içişlerim, güven duyuşlarım, ortada sap gibi kalışlarım... Yani sevgili okur, insana ait ne varsa bu kitapta mevcut. Sevgili yazar Okan Turhan ham insanı bir hamur misali yoğurmuş, ne çıkar bu üründen görmüş, yüzündeki çizgilerden tutun, arkasını dönenden bile atacağı adımı bilmiş, muazzam insan analizleri, tespitleri ortaya çıkarmış. Metaforlar, betimlemeler, benzetmeler birer hazine. Hele kahverengi gözler, konuşmadan neler neler anlatır. Kısa ama devasa bir roman. "GİDENDEN KALAN" adı üzerinde sizi terkeden insanlar mı,? Yoksa kendi benliğiniz mi? Efendim konu sevgiyi arayan Feritin içsel yolculuğunda karşısına çıkan kadınlarda kendinde eksik olan parçayı onlarla tamamlama, bütünleme micadelesi. Geçmişin izinde geleceği arama, bunu ararken de kendi varlığının peşinde iz sürer. Can dostları Musa, Çingene Kemal, hayatına anlam katan Sofia. Hepsi bu arayışta ona gideceği yolda bir nevi rehber. İşte tam bu noktada dünyanın karmaşasında değil içsel sessizliği klavuz olur çetin, sarp ve dikenli hayat yokuşunda. Bir kitapta, bir melodide, yalnızlığın sesinde kendine dair ip uçları bulur. Kaç kez kaybolur, kaç kez yıkılır... Ya sonunda neler olur?... Okuyun bakalım. Ya da seyredin. Bir film karelerinde kaybolmanın dayanılmaz hafifliğini hissedin. Sürüklenişinizle kişisel gelişiminize bir tuğla koyacağınız kesin. Belki de her erkeğin yaşamında," "mükemmel birlikteliğe ulaşabileceği tek bir kadın vardır, her kadının yaşamın bütünlüğüne ulaşabileceği tek bir erkek vardır." bulabilene aşk olsun...! Dünyanın kumaşının altın ipine sarılabilenlere ithaftır... İnsan ayrılmak istemediğine veda eder. (s. 47) İnsan hayatta kalmaya odaklanınca hayâl kurmayı unutuyor. (s. 73) İnsan pişman olacağı şeyi neden yapar? Hele erkekler! Duygusuz birliktelikler; salçasız, tuzsuz, yağsız çiğ yemekler... Yaşamak için yemeli miyiz ya da yemek için yaşamalı mıyız? Hepimiz değilse de çoğumuz aynıyız. Çoğumuz bile bile ruhumuzu yalan ve yavan duygularla besleriz. Sonra zayıf ruhlarımızla bu dünyadan göçüp gideriz. (s. 33) Kâinatta dolaşan milyarlarca çift gözden kimi bir şekilde buluşur. Gözler konuşamaz ama yüzlerce cilt kitabın veremeyeceği mesajları saniyeler içinde iletir çoğu zaman. İnsanlar ağlamayı öğrenmiş olabilir. Korkuyu, kuşkuyu, aşkı, ihaneti öğrendiği gibi. (s. 8)
Gidenden KalanOkan Turhan · Liman Yayınevi · 202518 okunma
·
115 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.