·200 syf.····Okunma: 20 Ağustos 2025 13:51 Norman Osborn, kendi Avengers ekibini kurmuş ve H.A.M.M.E.R.’ın başkanı olarak hem siyasetin hem de medyanın gözdesi haline gelmiştir. “Iron Patriot” kimliğini üstlenerek adeta kahraman maskesi takar. Bu sırada Thor yeryüzüne döner ve Asgard’ı da beraberinde getirir. Asıl olaylar da bundan sonra başlar. Zaten kendi içinden bile manipülasyona uğrayan ve kötülükle yönlendirilen Osborn, Loki’nin de kafasını iyice bulandırmasıyla Asgard’a saldırı düzenleme fikrine kapılır. Fakat bunun için önce bir bahane gereklidir ve Volstagg üzerinden kurulan kumpas, saldırının başlangıç noktası olur.
Öldüğü sanılan ama aslında ölmeyen Captain America, bu süreçte tekrar ortaya çıkarak ekibini toplar ve karşı saldırıya geçer. Nick Fury de kendi ekibiyle ona destek verir. Iron Man ve Thor’un da katılmasıyla kaçınılmaz savaş başlar. Özellikle Sentry ve Ares arasında geçen dövüş sahnesi, adeta bir film karesi gibi çok gerçekçi ve etkileyici aktarılmış. Sentry’nin Ares’in karnını deştiği anda, bu vahşete şahit olan herkesin yüzlerinin tek tek yakın plan çizilmesi mükemmeldi. Sentry ile ilk kez yeni çıkan “Thunderbolt” (diğer adıyla The New Avengers) filminde tanışmıştım. Onu bu kadar güçlü bir karakter olarak çizgi romanda okumak bambaşka bir tat verdi.
Ben çizgi romanları çoğu zaman sırasına göre okuyamıyorum, stoklarda ne bulursam alıyorum. O yüzden öncesindeki olaylara çok hâkim değilim. Ama büyük ihtimalle bu hikâyeden önce “İç Savaş” yaşanmış olmalı. Çünkü Captain America ölmüş gözüküyor ve onun yerine Winter Soldier yani Bucky Captain America olmuştu. Keşke filmlerde de Bucky bu şekilde işlenebilseydi.
Nick Fury’nin çizgi romanda bu kadar genç, karizmatik ve sahada aktif biri olarak yer alması çok hoşuma gitti. Filmlerde de onu böyle görmeyi isterdim. Hellfire karakteri ise tüm ciddiyetin ortasında eğlenceli tavırlarıyla çok komik ve renkliydi; tıpkı Spider-Man gibi beni sık sık güldürdü. Ms. Marvel’ın çizgi romandaki görünümüne ise resmen bayıldım. Kostümü, duruşu ve çizim tarzı çok göz doldurucuydu. Yeni çıkan dizideki Ms. Marvel’ın aynı karakter olup olmadığını bilmiyorum ama keşke çizgi romandaki gibi olsaydı.
Scarlet Witch en sevdiğim Marvel karakteri olduğu için onun oğullarını New Avengers ekibinde görmek beni ayrıca mutlu etti. Belki ileride Marvel filmlerinde onları genç kahramanlar olarak görebiliriz. Çizgi roman evreninde gerçekten Wanda’nın çocukları olarak işleniyor mu bilmiyorum ama onları ve Vision’ı görmek bana muhteşem “WandaVision” dizisini hatırlattı.
Daha pek çok karakter vardı; bazılarını filmlerden tanıyordum, bazılarını ise ilk kez bu sayfalarda gördüm. Genel olarak bir film senaryosu gibi aktı gitti. Okurken hiç sıkılmadım, 200 sayfayı çok rahat bitirdim. Çizimler çok iyiydi, yeni bir Marvel filmi izlemişim gibi hissettirdi. Hatta bu hikâyenin filmi bile çekilebilir diye düşündüm ama mevcut evrenle uyuşmayacağı için muhtemelen hayal olarak kalacak.
Sonuç olarak, herkesin okumasını tavsiye edeceğim çok keyifli bir çizgi romandı. Tek eksik yanı, altı çizilecek felsefi cümlelerin hiç yer almamasıydı. Onun dışında hem aksiyonu hem görselliği hem de karakterleriyle çok tatmin ediciydi.