Arkaplan
Hızlı kavrıyor. Hızlı öğreniyor. İnsanlar içinde çekincesizce, tane tane, teklemeden konuşuyor. Henüz erken denilebilecek bir yaşta, keskin bir zekanın işaretlerini veriyor. Kahraman hemen yanında, iki yaş geriden gelmiş. Ağzını bıçak açmıyor. Annesinin eteğinden ayrılmıyor. Kendisinden büyükleri izleyerek öğrense de bunu dışarı vermediği sürece bilgi öğrenilmiş sayılmıyor. Neredeyse bilişsel becerilerinden şüphe uyandıracak.
25 sene sonra aynı ikili farklı isimlerle aynı odada. Küçük olan, henüz konuşmayı öğreniyorken ve bunu da endişeli, titrek ve inip çıkan bir sesle dışarıya veriyorken, onu geriye kaçmaya iten biri görünüyor. Her şeyi ile kusursuz. Kelimeleri tane tane yine, cümleleri eksiksiz. İfade gücü yüksek, etrafına duyarlı, aldığını eksiksiz geri verebilme becerisine sahip.
Gerisingeri kaçacak mı bizimki? Sesini içine, kelimelerini içine geri tıkıştırıp ifadesizliğe. Ne duygularını anlayabilecek ona bakanlar, ne düşüncelerini. Yüzünde donukluk, hareketlerinde isteksizlik, omuzlarında düşüklük okuyacaklar sadece.
Belki Bir Umut
Bir umut, bir yol gösterici olabilir kitaplar. En azından kelimeye dökülemeyeni kelimeye dökmeye yardımcı olurlar. Annenin çocuğuna kelimeleri öğretişi gibi, sana kelimeleri verirler. Sen o kelimelerle iç dünyandaki düğüm olmuş deneyime açıklık kazandırırsın. Böylelikle yolun aydınlanır, adımlarına bir hedef tayin edilir.
Bu kitap da böyle bir zamanda, kaçma girişiminden hemen önce, bir umut arayışı neticesinde çıkıyor kahramanın karşısına. İşe yarayacak mı, umudu verecek mi, şimdilik belirsiz.
Kıssadan Hisse
Tüm uyaranlar sana ağır geldiğinde, artık daha fazlasına -ne ışığa ne kelimeye ne insana- tahammül edemeyeceğini düşündüğünde kaçmak yerine mola ver. Basit, yüzeysel ama net, işe yarayabilecek bir öneri.
Kendi ritmini kabul et. Fakat bu seni dış dünyadan yüz çevirmeye itmesin. Aksine, bir uyum yakala dış dünya ile. Çabuk yorulsan da, geç bitirsen de, yavaş anlasan da, insanlar karşısında paralize olsan da yürümeye devam et. Kendini kapatma, insanlardan kaçma.