10/10
·560 syf.··
2025 85. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 11:29
Elif Şafak Gökyüzünde Nehirler Var Elif Şafak her yeni kitabında yazarlığını birkaç çıta daha yükseltiyor. Muhteşem bir edebi dil, destansı bir başyapıt. Kitabın kapağını açtığınız andan itibaren kitabın içine giriyorsunuz. Bu da Elif Şafak farkı olsa gerek, yazarın büyülü dili... Gelelim kitap konumuza: Üç farklı hayat, üç farklı dönem... Yazar, kadim bir medeniyeti ve günümüz modern çağını birleştirmiş. Zamanın, hafızanın, suyun kadim tarihi... Su: Keder taşıyıcısı hafıza, acının akışkan hali, özünü kaybetmeyen, asla yok olmayan, sürekli dönüşen sarmal... İlk satırlarda bizi Mezopotamya'nın antik şehri Ninova'ya götürüyor yazar. M.Ö 640 Asur Kralı Asurbanipal'in kurduğu kil tabletler, sembollerden oluşan muhteşem kütüphaneye... Asurbanipal Kütüphanesi'ne... Unutulmuş bir destanın parçaları saklıdır kütüphanede, Gılgamış Destanı'nın parçaları... Sonrasında Victorya dönemi Londra'sına gidiyoruz. 1800'lü yıllara...Lağımlarla dolu Thames Nehri Kıyısında sıra dışı bir çocuk doğar. Arthur... Nam-ı diğer "Lağımlar ve Gecekondular Kralı Arthur." Arthur'u sıra dışı yapan özelliği doğduğu andan itibaren her şeyi hatırlıyor olmasıdır, hiçbir şeyi unutmaz. Bu yeteneği sayesinde büyüyünce bir matbaada çalışmaya başlar, çalışkanlığı ve zekâsıyla kısa sürede kendini sevdirir ve gecekondu mahallesinden uzaklara açılır. Bir kitabın kayıp şiirinin izini sürmeye: Ninova ve Kalıntıları. 2014 yılında Türkiye'de Dicle Nehri Kıyısında yaşayan Ezidi bir kız olan Narin, büyükannesi ile birlikte Laleş'e, vaftiz edilmek üzere yolculuğa çıkarlar. 2018 Londra'sında ise kalbi kırık bir hidrolog olan Züleyha bitmek üzere olan evliliğinin enkazından kaçmak için Thames Nehri Kıyısında bir yüzen eve taşınır. Yetim kalan Züleyha, amcası tarafından büyütülmüştür. Yaşadıklarının ağırlığına dayanamaz ta ki memleketiyle arasında beklenmedik bir bağ olduğunu keşfedene kadar. NARİN, ARTHUR, ZÜLEYHA... Uzun zamandır böylesine doyurucu bir kitap okumamıştım. Konusu, kurgusu, olay örgüsü ve suyun birleştirici gücü ile yüzyıllar öncesi ve sonrası üç hayatı bir şekilde kesiştirmesi harikaydı. Tam bir edebi şölen yaşattı bana. Eski zamanlardan gelen bir su damlası ya da çamurlu bir nehir yatağında bulunan lapis-lazuli taşı hikâyenizi birleştirebilir... Her şey bir su damlasıyla başladı. Zamanın, coğrafyanın ve kimliğin sınırlarının ötesinde bizi birbirimize bağlayan o su damlasıyla... Tek bir su damlasıyla birbirine bağlanan kayıp bir şiirin, iki büyük nehrin ve üç olağanüstü hayatın hikâyesi. "SU HATIRLAR. UNUTAN İNSANDIR." Satırları okurken, yazarın kitap üzerinde ne kadar titizlikle çalıştığını anlıyorsunuz. Kurgu karakterler olduğu gibi, gerçek olaylardan ve tarihi karakterlerden de esinlenilerek yazılmış. Ayrıca kitapta günümüz Türkiye'sinin sorunlarına ve kanayan yaralarına da göndermeler var. İklim krizi, küresel çevre krizi, doğaya uzanan duyarsız eller vs.. Değerli yazarımız Elif Şafak suyun gizemli, kadim tarihini bir halı gibi dokumuş, bir nakış gibi işlemiş.. Teşekkür ediyorum Elif Şafak Beni bambaşka hayatlara, bambaşka dünyalara götürdüğün için. Eline, emeğine, kalemine sağlık... 100 puan olsa 100 puan verirdim. Puanlama sistemi 10 üzerinden olduğu için en yüksek olan 10 puanı verebiliyorum.. Kitaplarla kalın... Alın okuyun bu kitabı...
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,764 okunma
·
813 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.