Modernizmin insanlara sunduğu fikirleri,dayatmaları,normları dimağımızda süzmeden,kalbimizde vicdan terazisini kurmadan kabul edip uyguladığımız su götürmez bir hakikat.
Şahsiyetlerin tektip bir kalıba girdiği, ruhların rafa kaldırıldığı,sınırların yok sayıldığı,mükemmellik çığırtkanlarının da kol gezdiği bu zamanda; insan olmanın insanca yaşayabilmenin getirdiği sorumlulukları dengeye oturtmaya çalışmak için bir hatırlatma olmuş kitap. Bir başkaldırı da diyebiliriz.
Kusursuzluğun empoze edildiği,başarısızlığın ayıp sayıldığı toplumlarda bizi biz yapan değerleri, yaratılışımızı kucaklayabilmeyi okuyoruz Kafayı Yemeden Yaşama Sanatı