Şehadet Millet İçin ~3
10/10
·464 syf.··
2025 52. kitabı
Selam Canlarım, Ben geldim ve sizlere yine çok çok aşık olduğum bir serinin devam kitabıyla geldim. Şehadet Millet İçin 3 Bu seri benim için öyle özel ki, her kitapta bambaşka duygular yaşıyorum. Üçüncü kitapta ise adeta yüreğim parçalandı. Çünkü bu kitap tam anlamıyla bir yüzleşme kitabıydı. Hatırlarsanız, ikinci kitabın sonunda bir ayrılık yaşamıştık ve zaman atlamasıyla üç yıl geçmişti. Doğa, babasının ölümünün ardından Doğukan’la yeniden bir araya geldi. Ama tabii ki her şey sadece sarılmakla bitmedi; o üç yılın hesabı da tek tek görüldü. Okurken gerçekten parçalandım. Özellikle Doğukan’ın yaşadıklarını okudukça içim acıdı. Yanımda olsa sarılmak isterdim resmen. Çünkü ne Doğa ne de Doğukan bu süreçte kolay şeyler yaşamışlar. İkisinin de değiştiğini, artık eskisi gibi olmadıklarını çok net hissediyoruz. Bir yandan yüzleşmeler yaşanıyor, bir yandan da nikâh yolunda adımlar atılıyor. Doğukan’ın görevi gereği yaşadıkları yerde ev tutmaları gerekiyor. Ve bu süreçte onun iş arkadaşları Kemal ve eşiyle aynı evde kalıyorlar. O evde yaşananlar gerçekten ayrı bir komedi. Okurken çenem ağrıdı gülmekten. Özellikle bir sahne var; o sahneyi siz de okuduğunuzda bana hak vereceksiniz. Tabii iş bununla kalmıyor. Eve Doğukan’a aşık bir kızın girmesiyle işler iyice karışıyor. Doğa’nın kıskançlığı bu kitapta zirve yapmış durumda. Doğukan, aralarında hiçbir şey olmadığını söylese de Doğa’nın inadı fena. Kendini Aygül diye tanıtıyor. İnanılmaz bir kız yani, öyle söyleyeyim size. Neyse, orayı da atlattıktan sonra ilişkileri çok güzel bir şekilde devam ediyor. Ta ki Doğa’nın yeni bir kıskançlık krizine kapılmasına kadar. Ani bir kararla, zaten öncesinde Doğukan’la konuştukları için, hızla ablasının vedası için İstanbul’a uçak bileti alıyor. Aralarındaki soğuklukla birlikte Doğa İstanbul’a gidiyor. Ama tabii ki bu soğukluk uzun sürmüyor. Telefonda konuşarak sorunlarını çözseler de bir noktada Doğa’nın geçmişinde yaşadığı bir olay patlak veriyor ve Doğukan’ın öğrendikleri… İşte o sahneyi okumadan bu duyguyu hissetmek imkânsız. Doğukan’ın içten içe yıkılışını öyle derin hissettim ki; kalbime dokundu resmen. Ve kitabın sonu… Ahhh, o son! İlk kitabın yorumumda bahsettiğim 28 dakikalık sahneyi hatırlıyor musunuz? İşte burada da ona gönderme yapıldı. O kadar güzeldi ki anlatmaya kelimeler yetmez. Resmen ağzım kulaklarımda bitirdim. Bir de şöyle bir detay vardı, Doğukan’ın annesi bu ayrılıktan habersizdi. İstanbul’a geldiklerinde, Doğukan’ın Aygül’le konuşmasını duyunca öğreniyor. Sonrasında ise Doğukan, annesinin ve kardeşinin Doğa’ya bakışlarının değişmemesi için onlara her şeyi en baştan, olduğu gibi anlatıyor; o sahne çok kıymetliydi gerçekten. Doğukan öyle güzel seviyor ki. Her şeye rağmen bu kitap yine çok keyifli, çok eğlenceli ve duygu doluydu. Onları okumayı inanılmaz özlemişim. Dördüncü kitabı istemeye bile cesaretim yok çünkü veda etmeye hazır değilim. Ve tabii ki Tuğçe'nin kalemi yine muhteşemdi. Kitap bitmesin diye sayfa sayısını sürekli kontrol ettim. Okudukça erteledim ama maalesef bitti. Bu seri benim için çok özel. Herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Okumayan varsa artık Doğa’nın annesine havale ediyorum sizi; o uğraşsın. Şehadet - Millet İçin 3 Tuğçe Aksal
1000Kitap
Şehadet - Millet İçin 3Tuğçe Aksal · Parola Kitap · 202567 okunma
·
87 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.