·464 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Ağustos 2025 21:14 Kitabı okumam uygulamada kayda geçenden çok daha uzun sürdü. Bitiremedim, ilerleyemedim. İletiler kısmında da da bahsettiğim gibi bu kitap genelde okuma alışkanlığını yeniden kazanmak için önerilen kitaplar listesinde olurdu ve neden böyle olduğuna hiç anlam veremezdim. Hala belki öyle ama asıl şimdi fark ediyorum.
Kitabı az önce bitirdim. 3 aylık yaz tatilim tamamen sabahtan akşama ve geceden sabaha -bazen yatışmak, zihnen dinlenmek için pek tarzım olmayan kitaplar okusam da- gözlerim kızarana kadar kitap okumakla geçti. Ve rahatlıkla söyleyebilirim ki uzun süredir bir kitap sonu için ağlamamıştım. Gerçekten gözlerimin Oliver için dolduğunu, onu nasıl sıkıca kucaklamak istediğimi hissettim.
Shakespeare'in bahsi geçen eserlerinin tamamındaki her bir kelime, cümle, paragraf, dörtlükler ve onluklar sanki yüzüklerin en değerlisinden bi tane hazırlayan elmas ustası gibi işlenmişti.
Kitapta bahsi geçen eserlerin bazılarını önceden okumuş olmam da böylesine geniş bi etki altında kalmama sebep olmuş olabilir. Öyle ki onları bile okuduklarımdan çıkarıp okuyacaklarıma aldım 0'dan. Benim için ilk iki sırayı Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Hamlet alıyor. Görünen o ki devamı da gelecek gibi çünkü Shakespeare'i hiç böylesine düşünüp incelememiştim.
Eğer Kötü Olsaydık bana gerçekten okuma dışında derinlemesine inceleme fırsatı da sundu Shakespeare'in bu eserlerini.
Zihnimde canlanan;
Oliver'in genellikle yan karakterleri oynamasındaki içselliği, sessiz, gözlemci, duygularını bastıran karakterini, hikayeyi anlatan ama merkezde olmayan varlığını
James'in yaşadığı içsel çatışmaları, zeki, içine kapanık, ahlâkî sorgularla boğuşan karakterini, yükü en büyük olan ama bunu kimseyle paylaşamayan ve altından da kalkamayan koca yüreğini
Richard'ın ölümünün oyunun kırılma noktası oluşunu, onun otorite, güç ve bağımsızlık bağımlılığını, güç sevdasını ve herkesi kontrol etme takıntısını, ayrıca vahşi, gözü dönmüş, dehşet yüzünü, bakışlarını
Meredith'in içine atıldığı rolün bi sıvı gibi şeklini alışını, şehvetini ve tutkusunu, elde etme arzusunu, cinselliği silah olarak kullanışını, sahnede gökten kaymış yıldız gibi parlayıp profesyonel hayatında en ışıltılısıyken kendi içinde ve evinde günün tamamında kitapları ve şarap kadehleri ile kapatmaya çalıştığı yalnızlığını
Alexander'ın alaycı, şakacı, vurdumduymaz karakterini, gerçekleri ciddiyetten uzak oyun oynar gibi yüze çarparak bıraktığı beklenmedik şok etkisini, kararları, bazen söyledikleri ile aslında ondan en bekleneni ve en beklenmeyeni yapmasını,
Filippa'nın kararlı, güçlü, sert kadın karakteri yaşamasını, daima olayları kontrol altına alabilecek, kontrol altında tutabilecek güce sahip oluşunu, yüzleşmekten korkmayışını, koruyuculuğunu, Oliver'in belki varlığını hiç bilmediği ve tatmadığı anne-abla figürüne sahip oluşunu
Wren'in tüm bu olup bitenlerle birlikte ordan oraya tıpkı o gece Richard tarafından yapıldığı gibi, kurumaya yaklaşmış, tatlı, şekli kusursuz, sarı kahve bi sonbahar yaprağı olarak savruluşunu, sevgisiyle var olan, yıkımı en derinden hisseden karakterini ve kalbini
atlatmak epey zor görünüyor.