Jojo Moyes'un kalemini çok seviyorum. Ondan okuduğum 3. Kitaptan da gayet memnun ayrıldım. Hikayeleri organik ilerliyor, karakterleri hem tutarlı hem gerçekçi. Ve çok güzel kadın karakter yaratıyor yazar. Klişe yazarken bile klişeden uzak durmayı başarıyor.
Jess'e tek kelimeyle bayıldım. Yaşadığı zorlukları, ikilemleri sıkıntıları o kadar iyi geçiriyor ki yazar. Harika bir anneydi. Özellikle üvey oğlu olmasına rağmen Nico'yu öz kızı Tanzie'den ayırmamasını o kadar sevdim ki. Hem çok merhametli hem çok güçlü bir kadın. Güçlü olmak hiç düşmemek ya da zorlanmamak değil. Zorlukları kabul edip devam etmek ve Jess yaşadığı tüm zorluklara rağmen çocuklarına bunu hiç belli etmedi. Aynı zamanda da kendi için de bir şeyler istemesini Ed'e ilk adımı kendisinin atmasını yine çok sevdim. Ama en çok Nico ile ilişkisini sevdim ve kalbim çok kırıldı.
Ed o kadar gerçekçi biri ki. Evet son zamanlarda okuduğumuz romantiklerdeki gibi alfa(!) erkek değil. Güvensizlikleri var ve güzel bir kadın görünce hemen bu sıkıntıları atlatıp onunla yatmaya çalışmadı. Aralarında yavaş gelişen her şeyi çok sevdim.