Selçuk devletinin kuruluşunda Tuğrul Bey-sultan, Çağrı Bey melik ve ordu kumandanı olurken Oğuz Yabgusu ile Selçuk Sğ-başı arasındaki münasebetlere benzer bir durum hasıl oluyordu. Fakat Selçuk'un bu iki torunu ile Gök Türk devletinin kurucusu iki kardeş Bumın Kağan ve İstemi Yabgu ve daha sonra Bilge Kağan ile Köl-tekin kardeşler arasındaki benzerlik daha dikkate şayandır. Osmanlı Devleti'nin hakiki kurucusu Orhan Gazi ve Alaeddin Paşa kardeşleri de hatırlatıyor ve bu üç misal Türk tarihinde müstesna dört hadiseyi teşkil ediyordu.
1032 yılında gelen halifenin elçisi ise bu zafere ve kuruluşa manevi bir müzaharet olarak Selçukluları çok sevindirdi. Bununla halifenin devletlerini tanıdığını düşünerek gurur duyuyorlardı. Bu takriben beş asır önce Bizans imparatoru II. Justinus'un, Garbi Gök Türk hükümdarı İstemi'ye gönderdiği elçiyi ve aynı durumu hatırlatıyor. Filhakika rivayete göre Bizans elçisi ile görüşen devlet adamı sevinç gözyaşları dökmüş elçi sebebini sorunca:
"Atalarımızdan işittik ki Garp İmparatorluğu (Roma-Bizans) elçiler gönderdiği vakit bu bizim için artık yeryüzünü istila zamanı geldiğine delalet eder" cevabını vermiş idi. Halifenin elçisi de buna benzer bir tesir yaratıyor ve Selçuklulara cihana hakim olma inancını veriyordu.
Kaynak: Osman Turan, Selçuklular Tarihi ve Türk-İslam Medeniyeti, s. 98-99.