Gerçekten böyle olmalı mıydı? (Spoiler içerir)
6/10
·400 syf.··
2025 2. kitabı
İlk kitabı okuduktan bir süre sonra ikinci kitabın çıkmasıyla hemen aldım ama duraksayarak okuduğum için kitabı az önce bitirebildim ve içimde büyük bir boşluk oluştu. Açıkçası Çağatay’a olan bakış açım 180 derece değişti ne yazık ki. Ondan okuduğum sayfalar yüzünden birçok kez duraksamak zorunda kaldım. O hayal gibi olan çocuk nasıl bu kadar değişebilir? İlk Ece, ilk kitapta mesaj yazmasından bile rahatsız olurken nasıl bu kadar ileri gidebilir, hiç o Ece’yi tanıyamamış mı diye düşünmeden edemedim. Kitabın başından beri ilk Ece’ye söylediği yalanlar, 2 yıl boyunca görüşmedik diye kızı manipüle edip evren evren gezdirmeler… Aşk, çok sevdiğin birini aldatmak olmamalıydı. İkinci Ece… başlarda onu okumak katlanılmaz gibi gelse de bu hikaye boyunca en üzüldüğüm ikinci kişiydi. Yalnızlığını kendim yaşamış gibi hissettim. Belki birileri yanında olsaydı, yalnız olmasaydı Çağatay’a bu kadar kanmazdı ve farklı bir sonu olabilirdi diye düşünüyorum. Tekrar Çağatay’a dönecek olursam açıkçası planını en başından anlamıştım, eğer Tolga Duran anlamasaydı büyük saçmalık olurdu. O konudan kitabı sevdim. En azından Çağatay’ın planının çok da dahice olmadığını göstermişti yazar. Birinci Ece, ya da esas Ece mi demeliyim, ise ona Çağatay konusunda epey kızgınım. Bence Çağatay’ın yaptığı şey üzerinde durulmadı, o son sahnede onları öyle görmek istemedim. İkisinin de aşkının sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. En azından Ece’nin bir süreliğine de olsa kendi başına kalmasını isterdim. Sonu çok klasik bitti, en büyük puan kırmam da bu yüzden. Çağatay’ı affetmemesi daha iyi hissettirirdi. Benim gözümde affedilmez biri şu an Çağatay. Mete ve Alaz… Açıkçası Alaz’ın sonunun bu olacağı belliydi ama Mete’ye üzüldüm. En azından sevdiği kızı görebilseydi biraz olsun sevinebilirdim. En üzüldüğüm kişi Mete’ydi bu yüzden. Paralel evrenler, oradaki halleri gerçekten güzel yazılmıştı. Okumayı en sevdiğim kısımlar başka evrenlerdeki halleriydi. Bence paralel evren ve bilimkurgu bazında bu kitap, ilk kitaba göre daha iyiydi ama ilk kitapta aşk daha saftı, bu kitaptaki ise zehirli… Teknik açıdan bakacak olursak kitapta yazım yanlışları vardı hem de ilk sayfalardan birinde vardı. O da yetmezmiş gibi 336. Sayfada direkt Mete’nin konuşmasındaki birkaç satır aynıydı. Açıkçası bunlar kitabı kötüleştiriyor, okuma zevkini bozuyor. Diğer baskılarda düzeltilmesi lazım. Açıkçası direkt olarak ilk baskıdan dikkat edilse daha iyi olur sonuçta kaç kişi okuyor baskıya girmeden, kimse mi fark etmiyor? Devrik cümleler bu kitapta da vardı. Şiirleşmiş gibi okunması içinse ben öyle hissetmedim. Sanki sonradan aklına bir şey gelinmiş de eklenmiş gibi hissettirdi. Bunlar dışında güzel bir seriydi. Sonu güzeldi, Çağatay ve Ece dışında tabii ki. Yazarın eline sağlık. Yeni kurgularında görüşürüz. Yıldıza Dokunmak 2: Nebula Sezin Karameşe
Yıldıza Dokunmak 2: NebulaSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2025170 okunma
·
78 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.