kinyastım ,kinyas yolunu seçene kadar. fakat kayraymışım aslında vazgeçemediklerim sonucunda . kinyas zor da olsa denedi ve mutluluğu buldu . kayra denemedi bile inancı yok , kökten bir bırakış bu. onun amacı bu zihninin ölümü. kinyas tutmadı sözünü. kayra sonuna kadar gitti bu bok çukuruna. sanmazdım kinyası böyle ikiyüzlü. Kayrayı sevmezdi biliyordum söylüyordu da ama onu bırakması bana bile koydu . onun hayatında kayraya yer yok . kayra da kinyassız daha da bir hiç çukurunda. başta dinledik hikayelerini , anılarını, öldürdüklerini, seviştiklerini , yaşamadan sadece ölüme yürüdüklerini... kinyas değiştirdi bütün yolu . bıraktı kayrayı,bıraktı kan kardeşini, bıraktı asla sevmediği ama bağımlı olduğu yanını. kurtuldu kayradan . ama kayranın fısıltıları ve tiz sesi peşinden geldi bir süre, sonra onu da aştı. kinyas tekrar doğdu adı artık kinyas değildi . üzerinden attı kinyası bir daha kullanmamak üzere. kayra da durumlar farklıydı o biliyordu geri dönüşü olmadığını. kinyassız devam etmesi gerektiğini sonuna . kinyasın vakitsiz gidişi içindeki boşluğu arttırdı sonra ise hiçlik sardı içini. hatırlamadı kinyası. ölüme yürüdü emin adımlarla. fiziksel olana değil bu en son isteği. zihinsel ölümüne. buldu yolunu , en iyi çözümü, zihnini tamamen durdurabilecek ortamı sağladı kendine . kendi yolundan vazgeçmedi ve en sona kadar gitti. kinyas ve kayradan geriye tolga kaldı.