Gönderi

8/10
·180 syf.··
2025 22. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2025 06:36
Nietzsche’nin Karışık Kanılar ve Özdeyişler (1879) kitabı, İnsanca, Pek İnsanca serisinin ikinci cildi, devamıdır. İlk kitap onun Schopenhauer ve Wagner etkisinden kopuşunu, metafizik ve romantik düşüncelerden uzaklaşıp daha aydınlanmacı, rasyonalist bir bakışa geçişini temsil ediyordu. Bu ikinci cilt ise o yeni bakış açısının daha keskin ve daha kısa aforizmalar halinde sürdürülmüş hâlidir. Konular yine çok çeşitlidir (felsefe, ahlak, din, toplum, sanat, bilgi, insan psikolojisi…) Nietzsche’nin bu kitabında Voltaire gibi Fransız Aydınlanmacılarının etkisi açıktır. Schopenhauerci karamsarlıktan ve Wagnerci sanat metafiziğinden uzaklaşıp, daha serin kanlı bir felsefeye yönelir. Bu eserle beraber metafizikten kopuş tamamlanmıştır ama henüz yaşamı olumlayan felsefesine rastlanmaz. Kısaca Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Nietzsche’nin insan düşünce ve davranışlarını metafizik perdeler olmaksızın, psikoloji, toplum ve bilim üzerinden çözümlemeye çalıştığı bir aforizmalar kitabıdır. Nietzsche’nin önsözünden biraz bahsetmek istiyorum… Nietzsche, insanın ancak susmaması gereken yerde konuşması gerektiğini söylüyor. Kendi yazılarında hep ben vardır, yani onun yaşadığı, çektiği, mücadele ettiği şeyler. Ancak bu anlatı doğrudan değil, daima bir mesafe ve iyileşme süreci sonrası ortaya çıkar. Yani bir şeyi yaşarken değil, ondan uzaklaşıp iyileştikten sonra yazabilir. Bu nedenle eserlerinin hepsi, aslında geriye dönük, geçmişte bıraktığı yaşantılara dair bir bakıştır. Örneğin Zamana Aykırı Bakışlar yazıları, daha da öncesine, Tragedya’nın Doğuşu dönemindeki ruh hâline dayanır. Strauss’a saldırısında gençliğinde hissettiği Alman kültür dar kafalılığına duyduğu öfkeyi ifade eder. Tarihin Yaşama Zararı kitabında ise tarihsel hastalıktan çekmiş, ama bundan iyileşmeye başlamış birinin sesi vardır. Schopenhauer üzerine yazısında ona hayranlığını dile getirir ama aslında o dönemde Schopenhauer’e bile inancını kaybetmiştir. Nietzsche’nin yaşamında en önemli dönüm noktası: Wagner’den kopuş. Wagner, görünürde en büyük sanatçı zaferini kazanmışken (Bayreuth), aslında çürümüş bir romantikti. Wagner’in Hristiyanlığa teslimiyeti Nietzsche için bir şok oldu. Bu, Nietzsche’ye büyük bir aydınlanma getirdi. Kopması gerektiği yerde gerçekten kopabildi. Ancak bu kopuş büyük bir yalnızlık, hastalık ve yorgunluk getirdi. Nietzsche kendisini bir görevle yükümlü hisseder, romantik sahteciliklere karşı dürüst kötümserliği temsil etmek. Yani romantizmin acı çekenin sızlanmasına karşı, trajik ve cesur bir kötümserlik. Bu görevden uzaklaştığında hep hastalanmıştır. Yani Nietzsche’ye göre görevden kaçışın cezası hastalıktır, iyileşmenin yolu ise daha ağır yüklenmekten geçer. Son olarak Nietzsche, kendi kötümserliğini trajik kötümserlik olarak adlandırır. Bu, yoksunluktan doğan bir yakınma değil, bilerek ve isteyerek hayatın korkunç yanına bakma iradesidir. Bu irade, cesaretin ve gücün işaretidir. Onun yeni perspektifi budur: romantik pesimizm değil, trajik kötümserlik. Keyifli okumalar dilerim…
Karışık Kanılar ve ÖzdeyişlerFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019705 okunma
·
257 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.