Roman, ismi itibariyle aşk romanı gibi bir izlenim verse de aslında 80 yaşındaki bir kadının ölen kızının çocuğuna (kızına) yazdığı mektuplardan oluşmaktadır.
gençlik yıllarından başlayarak hayatında önemli gördüğü olayları anlatır, aile sırlarını en içten duygularıyla torununa anlatır.
kitapta torun, anneannesini bırakıp uzak bir şehre gitmiştir. anneanne bu sırada günlük yaşamına devam eder ve hemen hemen her gün torununa mektuplar yazar. dedesiyle nasıl tanıştığını, kendi anne babasını, kızının nasıl doğduğunu, torununu büyütürken nelere dikkat ettiğini, kızının ölümünün nedenini ve hayatındaki anlatmadan gitmek istemediği çoğu şeyi bu mektuplarla torununa aktarır.
torununa nasihatlerde bulunur.
3 nesil kadınları, çocuk yetiştirme tarzını, aşkı, evliliği, özgürlüğü, din ve inancı sorgulayabilecek birçok noktaya değiniyor.
güzel bir romandır. kitabın sonunda geçen demeç kitaba ismini vermektedir. aklınla yüreğin karmaşa içinde olduğunda sus, dünyaya ilk geldiğinde hissettiğin gibi etrafı dinle ve dinle sonra yüreğinin götürdüğü yere git...