Gönderi

10/10
·32 syf.··
2025 134. kitabı
Bir varmış bir yokmuş… İstanbul’un bir bodrumunda, kimsenin yüzüne bakmadığı yamuk yumuk bir çivi yaşarmış. Eğriymiş, küçücükmüş , hatta işe yaramaz bulunmuş. Ne bir tabloyu duvara asabilmiş, ne de bir sandığı sağlamlaştırabilmiş. Ama kalbinin içinde kocaman bir sır saklıymış. Güneşi yakalamak! Işıl Mumcu’nun kaleminden çıkan ve Çağrı Odabaşı’nın rengârenk çizgileriyle hayat bulan “Güneşi Yakalayan Çivi” Masalperest Yayınları, tarafından basılmış nefis bir çocuk kitabı. Bu küçük kitabın sayfaları, aslında koca bir masal evrenine açılıyor. Bir çivinin Galata Kulesi’ne tırmanışı,karanlıktan aydınlığa, küçümsenmekten kahramanlığa giden bir dönüşüm hikâyesi. Masal şöyle ilerliyor.Bodrum katının nemli taş duvarları arasında sıkışıp kalan çivi, bir gün karar verir. “Ben artık tahtalara çakılmak için değil, gökyüzünü görmek için varım!” der. Adım adım, cesaretle yükselir. İstanbul’un dar sokaklarını aşar, rüzgârla dans eder, Galata Kulesi’ne varır. Ve orada, şehrin en yüksek noktasından güneşe bakar. Belki yakalar, belki sadece dokunur; ama en önemlisi, kendine inandığı için başarır. Bu masalda her şey bir simge. Çivi: Küçük, değersiz sanılan ama hayalleriyle devleşen kahraman. Bodrum kat: Karanlık, görünmezlik, umutsuzluk. Galata Kulesi: Cesaretin merdiveni, özgürlüğün kapısı. Güneş: Hayalin en parlak hâli. Kitabın kapak görselinde görülen sarı daire, belki güneş, belki dev bir nar, belki de çivinin düşlerinin balonu… Yazar bunu bilerek muğlak bırakmış; çünkü hayaller tek bir şeye sığmaz. Her çocuk (ve yetişkin) o daireye bakıp farklı bir anlam yükleyebilir. Çizer Çağrı Odabaşı’nın illüstrasyonları da hikâyeye ayrı bir boyut katıyor. Yamuk çiviyi öyle sevimli bir hale getiriyor ki, okur sayfalar ilerledikçe “Ben de onunla Galata’ya tırmansam keşke” diye içinden geçiriyor. Bu kitabın asıl güzelliği, çocuklara cesaretin masalını anlatırken yetişkinlere de ince bir mesaj bırakması“Hayat seni eğip büker, yamultur belki… Ama bu seni değersiz yapmaz. Sen de gökyüzüne uzanabilirsin.” Sonuçta masallar, yalnızca çocuklara değil, içindeki çocuğu kaybetmek istemeyen herkese hitap eder. “Güneşi Yakalayan Çivi” de böyle bir masal. Bir çivinin macerasını okurken aslında kendi yolculuğumuzu görüyoruz: Karanlıktan çıkmayı, yükseğe bakmayı, düşlerimizi yakalamayı.Ve işin en eğlenceli tarafı şu. Eğer bir çivi bile güneşe doğru tırmanabiliyorsa, biz neden hayallerimizi yarıda bırakalım? Belki hepimiz biraz yamuk, biraz paslı, biraz unutulmuş olabiliriz; ama güneşe giden yol, inanmakla başlıyor. Masal burada bitmiyor. Çünkü her okur, kitabın son sayfasını kapattığında kendi içindeki çiviyi keşfediyor. Ve kim bilir, belki bir gün hep birlikte Galata’nın tepesinden gökyüzüne bakıp şunu söyleyeceğiz: “Hey güneş, hazır ol! Çünkü biz de geliyoruz…”
Güneşi Yakalayan ÇiviIşıl Mumcu · Masalperest Yayınevi · 20194 okunma
·
141 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çox anlamlı və gözəlmiş...🌹