Aşkı tıpkı yeni filizlenmeye başlayan bir çiçek gibi görürüm.Çiçeği filizlenmesi için toprağa ekersin sonra onu sabırla yetişmesi için sularsın.Çiçek yavaş yavaş yetişir ve etrafına çok güzel kokular yayar.Bir gören bir daha bakmak ister.Ama zamanla o çiçeğin yalnızca sana ait olmasını istersin,hep yanında kalmasını istersin ve dalından koparmaya karar verirsin ama en büyük hatayı orada işlersin çünkü çiçek dalından koparıldığı anda yavaş yavaş solup bütün güzelliğini yitirmeye başlar.Sonra da çiçeği hiçbirşey olmamış gibi kenara atıp başka bir çiçek yetiştirmeye başlarsın.Aşk benim için bu anlama geliyor.
“Bir nevi kimya ki âlimi yoktur, tecrübe ettikçe biriken cahilliktir aşk.”
Söz kime ait bilmiyorum ama bugüne kadar duyduğum ve üzerine tek kelime ekleyemeyeceğim tanımı bu.