Düşünüyorum da ömrüm boyunca okuyup da etkisinde kaldığım ilk beş kitaba girer. İlk defa Livaneli kitabı okudum veeee neydi o öyle yaaa, inanamadım, elimden düşüremedim...
Mehmet'in hikâyesi (Ahmet mi demeliyim yoksa?) gazeteci kıza anlattıkları kendi kurguladığı hikâyelerden biri miydi yoksa bu defa gerçek miydi? Sanırım bunların bir cevabı yok. İlginç hem de oldukça ilginç bir kitaptı. Aslında Mehmet'in küçük yaştan beri yaşadıkları düşünülürse, yetişkin bir insanken dönüştüğü kişi yargılanmamalı.
Aşk ya da Mehmet'in deyişiyle karasevda insanların aklının alamayacağı kadar güçlü bir duygu ve oldukça tehlikeli. Gazeteci kızla karşılaşması ve onunla geçirdiği birkaç zaman ona neden bu dünyada daha fazla yaşayamayacağını, neden daha fazla duramayacağını düşündürdü acaba? Ne tuhaftı her şey, Arzu cinayeti de cabası. Bu ilginç karakteri sevmeye başlamıştım, böyle bitsin istemezdim Mehmet'in hikâyesi ancak öyle sanıyorum ki bu onun için kaçınılmaz bir sondu.