Escapism için başladığım kitap moralimi daha bozdu. Öncelikle kızımız aşırı yüzeyel biri evet bu amaçla yazılmış zaten. Ancak yuzeyel olmasının yanı sıra bir o kadar da dürtüsel (erkek karakter de aynı zaten). Evet kötü biri degil: kardeşine olan düşkünlüğü, Opal'a karşı davranışları falan cidden cok tatlı ama sonra Brendan sahneye giriyor ve kızımız bir anda yok ciddi bir ilişki olmaz yok LA ya geri gideceğim loopuna o kadar cok giriyor ki aralarındaki ilişkiyi okumak bana hiç keyifli gelmedi. Her an diken üstünde hissediyorsun. Ayrıca sadece 3 günde aşık olmaları... Erkek karakterin dul olması detayi bence hikayeyi keyifsizleştiren ve gereksiz bir arka plan hikayesiydi. Hele de 7 sene boyunca yüzüğü çıkartmaması flan. Ve kitapta birkaç kere Brendan dan olgun bir erkek olarak bahsediliyor. Geçmişe hapsolmuş birinin 3 gunde değişmesi asla gerçekçi de gelmedi. Asla katılmadım buna, alfa olma çabalarında-tabiki alfa olacaktı- ama onu da düzgün yapamayan ( hannah kendisine bağırınca milletin ortasında sen emir veremezsin ben veririm demesi... Allahim aşırı kötü bir sahneydi yazar etkilenmemizi mi bekledi acaba...) biri. Ayrıca dediğim gibi fazla dürtüsel, kadından tamam etkilendin ve çabalamak istiyosun ama kadın sadece fuckbody ilişkisi istiyor, cidden ilk gerçek date de kesinlikle yakınlaşma olmaması lazım ki kadini ikna et de mi? Of o kadar geçmedi ki yani aşkları da sevgileri de. Asıl sinirimi bozan nokta ise Piper in Brendan icin kendi hayatından vazgeçmesi. Eğer kitabın başından beri LA'yı, parayı, hayatını, fenomenligi sevmediğini söylese anlayacağım ancak 1 ay içerisinde aşık olduğu adam için 28 yıllık hayat düzenini bozup değiştirmesi bilmiyorum ya. Brendan bunu Piper için yapmazdı kendi de söylüyor zaten. Bu tür kitaplarda fedakarlığın ve esas büyük vazgeçişleri kadının yapmasını sevmiyorum. 1 ay once hayatına giren biri için fazla büyük adımlar bunlar ya. Aşklarını hissetsem belki bu kadar gözüme batmazdi ama girlll just 3 gün ya 3 gün içinde bu benim kaderim moduna nasil geçtiniz? Neyse sevmedim işte ne kadini ne de erkeği. Tek Hannah iyiydi. En azından okumaş etmiş, ne olduğunu veya olmak istediğini bilen tek karakter oydu.