·496 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Ağustos 2025 23:33 Bir kitap düşünün, abartmadan sade bir dille anlatılan yoğun dopdolu bir eser.
Kitabımız önce köylüyü, ırgatları anlatmakla başlıyor. Sonra son Osmanlı döneminden, Çanakkale savaşından, Filistin cephesine uzanıyor. Oradan ise Kurtuluşa doğru ilerliyor.
Ama olaylar savaşın en içinden ilerlemiyordu çünkü savaş sadece cephede değildi.
Halk sadece düşman ile savaşmadı, içimizdeki düşmanlar ve bu yıkımı kendi çıkarları için kullananlara karşı da vermişti.
Arap Ali de işte bu halktan biriydi. Halkın sesiydi.
"Büyük Gazi'ye mahsus selamlarımızı götür. O bizim neyi, neden yaptığımızı anlar! O da bizim gibi yetim ve asidir! Lakin ona de ki, eğer zaferden sonra sofrasından biz kalkalacaksak ve Adnan Beyler oturacaksa, belinden silahını hiç ayırmasın. Zira elin oğlu bize benzemez!"
İşte bu son sözü Arap Ali'nin her şeyin önemini ortaya seriyor. Toprağın ve milletin önemini...
Son olarak kitabı okurken biraz Yaşar Kemal birazda Kemal Tahir havası aldım bu da ayrı güzeldi.