8/10
·252 syf.··
2025 238. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 12:16
Çocukluk dediğimiz şey aslında bir ömür boyu bizimle kalan bir gölge gibidir. Ne kadar büyürsek büyüyelim, içimizde bir yerlerde saklanan o küçük çocuk susmaz, sessizce yaşadıklarını bize hatırlatır. Emre Koç’un Kurt Doğuran Güneş romanı tam da bu noktada okurun kalbine dokunuyor. Yazarın dili oldukça şiirsel. Sanki her cümle, hem bir anıyı hem de bir şarkıyı taşıyor. Betimlemeler, soğuk Kars akşamlarının içine işleyen bir sıcaklıkla örülmüş. Bazen tek bir kelimeyle bile çocukluğun masumiyetini, kaybolmuş dostlukları ya da içe işleyen bir hüznü duyumsuyorsunuz. Bu yönüyle eser, sadece bir çocukluk romanı değil; aynı zamanda bir hatırlama, bir hesaplaşma, bir içsel yolculuk kitabı. Kurt Doğuran Güneş aynı zamanda Kars’ın kültürel ve toplumsal dokusuna dair güçlü izler taşıyor. Son sayfayı kapattığımda geriye şöyle bir his kaldı: Çocukluk ne kadar uzak olursa olsun, kalbimizin en kuytu yerinde hâlâ bizimle yaşıyor. Ve o çocuk, bazen bir anının kokusunda, bazen bir şarkıda, bazen de böyle bir romanda bize sesleniyor. Kalbinize dokunan, sizde iz bırakacak bir roman arıyorsanız; bu kitabı elinize aldığınızda çocukluğunuzun gölgesiyle karşılaşmaya hazır olun. “Defterini bir kere kapadı mı zaman, hiçbir kâtip onu tekrar açamaz, hiçbir kalem ona bir daha bir virgül dahi koyamazdı.”
Kurt Doğuran GüneşEmre Koç · İkinci Adam Yayınları · 20234 okunma
·
150 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.