·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Eylül 2025 14:34 İnsanın kendini yenmesi en büyük zaferdir.[PLATON]
Okuduğum bu kitapta çok güzel perspektifler kazandım.Bu söz üzerinde düşünülmesi gerektiğini fark edebilmek mesela,bu düşünme ki öyle sıradan,alâlade bir düşünme bile olmamalı.Kaçımız kendimizle mücadele edebiliyorduk!Başkalarıyla yarışmaktan!Kaçımız sadece ve sadece kendimizle yarışıyorduk,kendimize ulaşabilmek için!Kaçımız aynaya baktığında gözlerinde kendini görebiliyordu?Kaçımız kendini bulmak için yenmeye adamıştı kendini?Kaçımız kendine ulaşma yolculuğunda bütün kimliklerini,âidiyetlerini,tabularını,ideolojilerini,gelenek,göreneklerini,kendisi dışında kölesi olduğu her şeyi bırakabilmişti?Her şeyi..!Kaçımız yalnızca kendisinin efendisiydi?Kaçımız kalbine oturttuğu kölesi olduğu putlarını devirebilmişti..?Kaçımız "KENDİLİK" kapısından içeri girebilmişti?Kaçımız..?Bu sorular kümülatif biçimde devir eder durur.Felsefe de tam da bu değil miydi?Sorularla anlam bulma arayışı."7"tane tavsiye ettiği öğretiyi aslında kitaba ismini veren sözüyle Platon beynimizde bir kıvılcım oluşturuyor.Düşünmeyi bilmeyen,düşünmekten korkan,beyaz koyunlar içinde siyah koyun olmayı göze alamayan hatta koyun olmaktan azât olamayan insanlara düşünelim bir ama önce kendimizden başlayalım diyor.Daha kendimi tanımazken nasıl bir başkasını tanıyabilirim?
diyerek Platon kendini tanımadan hayatını inşâ eden insanların hayatında hep bir şeylerin eksik olacağını hayatındaki hiçbir basamağı sağlam temeller üzerine kuramayacağını söylüyor.Ne ilginç değil mi?Oysaki bizim toplumumuzda insanlar henüz kendini tanımazken başkalarını tanıma yolculuğuna adım atıyor!Bu kadar kendisine uzak kalmışken,en çok da kendisine yabancıyken..!Öylesine,bir hiç gibi yaşarken..!Kimse kendini yenmek için,tanımak için uğraşmıyordu ki! Herkesler bir başkasını alt etmek için,üstün gelmek için her şeye sahip olmak istiyordu!Hiç kimsenin hayatının merkezinde kendisi yoktu!Herkesler;bayağı,pejmürde arzularının,hazlarının peşinde koşmaktan ömrünü beyhûde tüketiyordu!Oysaki insan hayatında en çok da neyi merkeze koyuyorsa ondan yoksundu,kendinde "VAR"olduğunu düşündüğü her neyse aslında onda "YOK"tu Platona göre.Hayatımızdaki birçok kavrama elindeki fenerle ışık tutuyor.Beyninizde şimşekler çakıyor.Aşk,kendini sevmek,bilmek,devlet,erdemler,toplum ve daha sayamadığım nicesi.En çok da bütün bu kavramların kendinde vücut bulduğu "İNSAN"...
Düşünmeye adım atmak isteyenlere her şeye rağmen hem de!Kendini bulmanın çok zor olduğu,insanların düşünmemesi,düşünebilmemesi için zihniyetlerine beton üstüne beton atılan Orta Doğu toplumlarında ben kimim,neyim,ne için yaşıyorum?gibi sorularla Platonun kendi metaforu "MAĞARA" kavramıyla mağarada olduğunuzu fark etmek,ve bu mağaradan çıkmaya başlamak istemez misiniz?Herkes mağarada yaşıyordu fakat hiç kimse bunun bilincinde değildi!Hemmen okumalısınız.Felsefe'nin neden bu kadar önemli olduğunu,insanın aslında statü,ne kadar eşya,mülke sahip olduğu,taşımaktan gurur duyduğu etiketleri ve en nihâyetinde insanı bir gün terk edecek olan o çok güvendiği dış güzelliği değildi onun var oluşunu,varlığını belirleyen!İnsanı insan yapan şey bilme;cehaletin zıttı "BİLGİ"yle donanmasıydı.İçinde bir yerlerde var olan unuttuğu "HAKİKÂT"ı bilgiyle bulmaya çalışmasıydı.Ve dahi hiçbir şey bilmediğini itiraf ederek hep bir bilme,bilgiyi edinme yolunda bilgiyle "ÖZGÜRLÜK"e yelken açabilmesiydi...
İyi okumalar diliyorum;)kitapla kalın,lütfen...
[Author GÖKçe Y.]