Puan vermedi·160 syf.··Beğendi
· Merhaba arkadaşlar. Yazardan daha önce okuduğum bir hikaye kitabının ardından simdi de bir aşk romanıyla geldim.
Liseli iki gencin gelgitli, savruk ama bir o kadar da aşk kokan hikayesi...
Babası savcı annesi avukat olan Güneş , babasının tayini sebebiyle İzmir 'den Balıkesir'e geldiklerinden 12. Sınıf öğrencisidir. Şehre ve okula karşı heyecanlı olduğu kadar kendine aşk hayatı ve arkadaşlık ilişkileri adına kurallar koyup kararlı bir şekildeki hayata bakmak ister. Ancak evdeki hesap çarşıya uymaz. Okuldaki ilk gününde Güneş 'e çarpıp onu yere düşüren Rüzgar'a ilgi duyan Güneş, zamanla platonik sonra da karşılıklı bir aşka yelken açar. Biz okuyucular hikayeyi Güneş 'in duygularında ve penceresinden okuyoruz.
.
Güneş 'in aşk sancıları , Rüzgar 'ın da Güneş 'e ilgisinin olması ve ardından sevgili olmaları birkaç ayda gelişir. Bu süreçte ve biraz öncesinde Rüzgarı 'ın annesi kanser tedavisi görmektedir. Rüzgar annesinin sağlık durumuna üzülürken sevmek ve sevilmenin de gelgitlerini yaşar. Güneş, Rüzgar 'ın moral bozukluğuyla , tutarsızlıklarıyla daima aşkına sahip çıksa da bir noktada geri dönüşü olmaz. Güneş 'in gururunu hiçe sayarak Rüzgar'ı affettiği anlarda kızsam da bunun yaş dönemi için çok normal olduğunu düşündüm.
Lisedeki duygularımız , hallerimizle yetişkinlikteki aynı olabilir mi?
Duygusal gelgitlerin her biri büyümenin sancıları değil de nedir?
Ahh Rüzgar ve Güneş belki her şey çok farklı olabilirdi?
Olayların çok hızlı geliştiğini ve daha derinlikli işlenebilir bir hikaye olduğunu düşündüğüm bir kitaptı. Yorucu kitaplar arasında çabucak okunacak buruk bir aşk hikayesi önerisi olsun