Puan vermedi·208 syf.··Beğendi
· Nesrin Topkapı
Sayfa:206
Tür: #otobiyografi
Merhaba Sevgili Okur Dostlarım
Otobiyografik kitaplar okumayı sever misiniz ?
Ben genelde çok severim. Hemen her kadın için zor olan hayat bir oryantalcı bir kadın için nasıl olur onu okudum. Bazen mevcut işleyişe, anlayışa öfkelendim.
Sevilmeye değmez, kafasız, istikbalsizdim.
Kime çekmiştim böyle?
Evde alfabeyi tekrarlayamadığım için kızacaklar paniğiyle iyice şaşırıyor, düşünemiyordum. En son babam “içeri git, geliyorum” dedi ve sopa elde bana doğru yürüdüğünde ben korkudan Ordu’nun derelerini salınca babam da vazgeçmişti. Tiyatrocu anne babanın tek çocuğuydum. Tiyatro Kulislerinde büyümüştüm. 1966 yılında evimizin direğini babamı kaybetmiştik. 15 gün yürüyemedim, kısa bir felç geçirdim. Babamın ceketini giyip oturmuştum bir başıma 15 yaşındaydım. Hissetmiştim, artık gelmeyecekti. Babamın ölümü, ortaklarının senet, sepet kalan üçbeş derdine düşmüş halleri üstüne bir de altmışlı yılların yokluk halleri annemle beni oldukça zorlamıştı. 15 yaşındaydım babam öldü ortakları bana göz dikti. Okula taşıdılar diye meyvesini sen ye dediler. O zaman öğrendik yokluk dehayı, yaratıcılığı geliştirir. Olmayana oldurur. Varlık ise özgürlüktür. Beyoğlu’nda Süslü Saksı Sokakta başlayan hayat, evleri şenlendirmeye çalışan devlet televizyonuyla devam eden yeni hayat. İki hayatın arasına sıkışmış bir kadın…
“Gün oldu, güneş oldu dans hayatıma. Tutunduğum dal, sevdiğim yarim oldu yalnızlığıma. ancak parlamıyordu paylaşmadan, ısıtmıyordu beni sizsiz güneş.”
#eylül4 #işbirliği #hediye