Puan vermedi·167 syf.····Okunma: 06 Eylül 2025 23:48 Bu aralar sanırım hep hüzünlü kitaplar okuyorum fakat hiçbirinde ağlamamıştım. Bu kitap beni hüngür hüngür ağlattı.
SPOILER İÇERİR.
Yazgının ayırdığı iki insanın hikayesi... İsyan'a o kadar üzüldüm ki. Çocukluğunda kendi hayatı için ne kadar farklı tasarıları vardı. Doktor olmak istiyordu ama bir şekilde bu hayali gerçekleştiremedi. Artık babasının ona verdiği ismin etkisinden midir, nedendir bilmiyorum ama hayatı boyunca hep olumsuz olayların içine çekildi fark etmeden. Adam mutluluğu teğet geçti resmen. Tam Clara ile evlendi herhalde artık mutlu olacaklar derken olaylar bir anda tersine döndü. Başlarda akli dengesini yitirmesi saçma geldi aslında bana çünkü savaş çıkmış olsa bile Clara ile aralarında anladığım kadarıyla 300-400 km gibi bir mesafe vardı sadece. Tabii biz savaşın nasıl bir şey olduğunu bilmeyen insanlarız, Allah yaşatmasın, adamın psikolojisi dayanmadı. Kardeşi de öbür yandan ailenin mirasına çökmeye çalışıyordu zaten. İsyan'ı tımarhaneye kapattı. İsyan için gerçekten çok üzgünüm. Tımarhanede kaldığı süreçte hep bekledi bir mucize bekledi. Önce ablasını bekledi sonra Bertrand'ı bekledi, kızı Nadia'yı bekledi. Hiçbirinin ona bir yararı dokunmadı... Neticede hayatını mahveden savaş bir anda ona yeniden hayat verdi. Tımarhaneden o savaş sayesinde kurtuldu.
O kadar merak ediyorum ki. Acaba Clara ile neler konuştular? Geçmişteki o güzel günleri yad ettiler mi? Birbirlerinden ayrı geçirdikleri o zamanı doldurdular mı? El ele ayrıldılar mı o sahilden?
Yoksa Clara ona farklı bir hayata sahip olduğundan mı bahsetti? Artık aşklarının imkansız olduğundan mesela? Farklı yönlere mi gittiler?
Umarım birincisi olmuştur...