Liz Tomforde'nin Doğru Hamle'si , “potada aşk olmaz” diyenlere güzel bir smaç basıyor. Serinin ikinci kitabı, sahayı bu kez basketbola çevirip romantizmi tatlı çekişme + mis gibi diyaloglarla harmanlıyor.
Ben ilk kitap Yüksek Uçuş'u bayılarak okumuştum. Yine bu kitapta da yanıltmıyor :
atmosfer daha “güvenli, sakin ama etkili.
Klişeler (sahte sevgili, aynı ev, yavaş yanan çekim) tam kararında; baymıyor, aksine “hah işte bu sahneyi bekliyordum” dedirtiyor.
Erkek baş karakter de “problem çıkaran değil, problem çözen” türden—destekleyici, sınır koymayı bilen, kalp ısıtan bir oyun kurucu.
Tempo akıcı, mizah yerinde; dramatik top kayıpları yerine minik fauller ve bol asist var. Sayfalar ilerledikçe “tamam, bu ikili sahayı birlikte çok iyi görüyor” hissi geliyor.
Tomforde yine büyük felsefe dersi vermek peşinde değil; hedefi keyifli kaçış ve tebessüm—ve bunu rahat rahat tutturuyor.
Kısacası: çerezlik ama içi dolu bir spor romantizmi; finişteyse serinin 3. kitabına “ısınma” yapmış oluyorsun.
Doğru HamleLiz Tomforde · Ren Kitap · 2025389 okunma