Evrenin Mucizesi
Kitap , büyük bir depremle başlar. Depremin şiddetiyle bir dağ ikiye ayrılır ve bu çatlağın içinden yüzyıllardır saklı kalan Kutsal Ahit Sandığı gün yüzüne çıkar. Bu sadece tarihi bir buluş değil , aynı zamanda evrensel bir uyarı niteliğindedir.
Keşif sonrası gökyüzünde olağanüstü olaylar yaşanır ; ışık patlamaları ve gökten inen melekler , insanlığa doğrudan bir mesaj iletir . Bu mesaj , insanların dünyayı sorumsuzca tükettiğini , bencilce yaşadığını ve eğer bu gidişata devam edilirse kendi sonlarını hazırlayacaklarını söyler.
Roman ilerledikçe , sadece dini ve manevi olaylara değil , aynı zamanda bilimsel bir serüvene de kapı açılır. İnsanlar , güneşin ötesinde , henüz keşfedilmemiş bir gezegene doğru yolculuk yaparlar. Bu gezegen , yaşam ihtimali taşıyan yeni bir " Dünya " gibidir.
Araştırmacılar ve bilim insanları bu yolculukta büyük rol oynarlar.
Kitap okuyucuya hem maddi (bilim , teknoloji , keşif ) hem de manevi ( inanç , şükür , evrensel , düzen ) bir yolculuk yaşatır.
Sonunda ise asıl mucizenin başka bir yerde değil , zaten içinde yaşadığımız evrende ve hayatta olduğu vurgulanır .
Yani kısacası kitap aslında hem bilim kurgu tadında hem de manevi yönleri güçlü şekilde anlatım tarzıyla insanı adeta derinden etkiliyor.
Çok keyif alarak okuduğum eser için yazarımızın emeğine , kalemine sağlık . Teşekkür ederim