10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2025 03:57
Leonardo da Vinci’yi hepimiz “Rönesans dehası” olarak biliriz; ressam, mucit, mühendis, anatomist… Ama onun dünyasını asıl büyüleyici kılan şey, ardında bıraktığı defterleridir. Bu kitap işte o defterlerden seçmeler sunuyor: çizimler, düşünceler, gözlemler, yarım kalmış cümleler ve müthiş bir merak zinciri. Kitabı okurken bir “ders kitabı”ndan çok, bir insanın zihnine yolculuğa çıkıyorsunuz. Leonardo bazen bir anatomi çiziyor, bir sonraki sayfada uçan makinelerin taslaklarını karalıyorsunuz. Ardından doğadaki suyun akışına dair gözlemleri geliyor. Düzenli değil, hatta dağınık. Ama tam da bu yüzden gerçek. Çünkü zihin dediğimiz şey de böyle akar. En sevdiğim yanı şu oldu: Sayfaların arasında, Leonardo’nun gözlem tutkusunu hissediyorsunuz. Dünyaya bakmayı, küçük ayrıntılara dikkat etmeyi öğretiyor. Bir kuşun kanat çırpışını inceleyen göz, bir köprünün dayanıklılığını da aynı merakla sorguluyor. Bu bütünlük, insanın ufkunu genişletiyor. Kitap, yalnızca bir sanat ya da bilim eseri değil; merak etmenin, soru sormanın, zihni özgür bırakmanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir yol arkadaşı. Okudukça şunu düşündüm: Belki de deha dediğimiz şey, hiç bitmeyen bir çocukluk merakını ömrün sonuna kadar koruyabilmektir. Özellikle çizimlerin olduğu kısımlarda zaman duruyor gibi. Leonardo’nun gözünden dünyaya bakmak, insanı hem hayran bırakıyor hem de alçaltıyor: “Ben acaba ne kadar görüyorum?” diye sormaya başlıyorsunuz. Kısacası; “Leonardo’nun Defterleri” sadece bir kitap değil, bir zihin atlası. Okuduktan sonra dünyaya biraz daha dikkatli bakacağınıza eminim.
Leonardo'nun DefterleriLeonardo da Vinci · Akılçelen Kitaplar · 2019145 okunma
·
48 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kaleminize sağlık çok güzel incelemişsiniz