Bilim kurgu yazınının ustasından bilim kurgu dışında yazdığı güzel bir roman. Eser insanoğlunun açgözlülüğü üzerine temalanmış.Yazar aşka, açgözlülüğe ve ihanete yer verdiği kadar daha çok derinlerde yatan sömürgecilerin sömürdüğü ülkelere ne kadar zarar verdiğini alttan altta dile getirmek istemiş gibi.Eser gayet akıcı ve şaşırtıcı unsurlarla dolu.Zengin yeraltı kaynakları yüzünden sömürülen afrika ülkelerinin de o zamanki durumundan da okuru bilgilendiriyor yazar.Biraz maceracı biraz da ironik bir derinliğe bürünen eser Vernenin doğallığında verdiği olağanüstü olaylar zinciri bir kitap.
Kitaba gelecek olursak; Güney Afrika'daki elmas madenlerinin zengin sahibi John Watkins'in kızı Alice'i elde etmek isteyen Fransız maden mühendisi Cyprien Méré, mesleki bilgisini yapay bir elmas üretmek için kullanmaya karar verir. Geçim kaynaklarının tehdit edildiğini düşünen kızgın madencilere rağmen deneyi başarıya ulaşır ve ortaya 243 karatlık bir elmas çıkar. Güney Yıldızı ismini verdiği bu elması, kızıyla evlenebilme umuduyla Watkins'e hediye eder. Ne var ki Güney Yıldızı'nın açıklanamaz biçimde ortadan kaybolması, mühendisi bir dizi olağanüstü olayın içine sürükler. Hem bilgi hazinesi niteliğinde olan hem de merak uyandıran bir kitap.
Keyifle ve kitapla kalın.