·80 syf.····Okunma: 10 Eylül 2025 17:12 “Eğer yaygın bir memnuniyetsizlik varsa ve capo henüz bir çözümlendirme bulmadıysa en iyi stratejik önemsizleştirme insanlara suçlayabilecekleri bir düşman vermektir.”
Siyaset bilimcilerin, hukukçuların, toplum bilimleri alanında çalışan tüm kesimlerin en büyük hatalarından biri anlatmaya çalıştıkları hususları karşılarında bu alanda yetkin biri varmış gibi ifade etmesidir. Ancak bu alanda en az dört yıl üniversite eğitimi alan, sayfa sayfa okuma yapan biri ile elbette yapmayan arasında anlamlandırma farkı vardır. Bu sebeple de çoğu zaman okuyan kesimin toplumdan kopuk olduğu ya da iyi gözlem yapamadıkları eleştirileri sunulur. Eleştirilerin bir kısmına katılıyorum. Demokrasi ya da faşizm bu alanda bilgi sahibi olsak da olmasak da etkisini üzerimizde hissedeceğimiz iki kavram. Ancak hissetmeyenler ya da yaşadığını anlamlandıramayanlar için bu hiç kolay değil. Kolay olmayan bir diğer husus ise anlatma işini üstlenen kişilerin topluma demokrasiyi ve faşizmi anlatması. O zaman ne yapacağız? Dili sadeleştir, örneklemelerde bulun, toplumun kültürüne uygun düşecek şekilde anlat. Yeterli mi? Denemeye değer. “Nasıl Faşist Olunur Bir Kılavuz” ise işte tam böyle bir çalışma.
Kitabın yazarı Michela Murgia, İtalyan olmakla beraber yalın, öz ve çok kuvvetli bir anlatı kudretine sahip. Demokrasinin çatlaklarından faşizmin nasıl sızabileceğini, kendini en demokratik olarak tanımlayabilen birinin nasıl da faşizme oturan düşüncelere sahip olabileceğini anlatan incecik bir kitap. Bu kadar ağırlıklı bir konuyu bu kadar yalın, herkesin anlayabileceği şekliyle anlatmak hiç kolay değil. Üstelik faşizmin üzerimizdeki olumsuz etkilerini bu kadar sert hissettiğimiz bir dönemde demokrasinin özünü anlamamız, sahip çıkmamız ve çatlakları güçlendirmek için ideal olana gitmemizin önemini gösteren bir kitap. Büyük teorik tartışmalara ihtiyaç duymadan hak ettiğimiz haklara kavuşmak için. Kitap aynı zaman da “yaşadığımız şey faşizm mi” belirsizliğini açıklığa kavuşturmak, lider ile faşist lider (kitaptaki atfıyla capo) arasındaki farkı da anlayabilmemizi sağlıyor.
Faşizm, her dönem kendine çıkış alanı bularak tezahür edebilecek güce hâlâ sahip. Bunun direncini kırabilecek yegâne unsur ise insanların politik bilincinin ve duruşunun varlığından geçiyor. Bugünlerde ise hepimizin bu duruşu daha çok göstermesi gerekiyor.