Puan vermedi·208 syf.··Beğendi
· Konusuna bakmadan okumaya başladığım için, her şey yavaş yavaş yerine oturdukça daha vurucu oldu.
Joe bir savaş mağduru. Bacaklarını, kollarını duyma ve görme yetisini kaybetmiş, aynı zamanda hortumla besleniyor ama akıl sağlığı yerinde. Ve bir hastane yatağında başına ne geldiğini anlamaya çalışıyor. O yavaş yavaş neler olduğunu anlarken geçmişe gidip savaşla hiç tanışmamış haline de tanıklık ediyoruz. Joe'nun yattığı yerden düşünceleriyle boğuşması ve her şeye rağmen yaşama kıyısından köşesinden tutunma çabası ile devam ediyor kitap.
Yazar sürekli olarak yaşamın kıymetini, insan hayatının her şeyden üstün olduğunu vurguluyor. Bunu direkt olarak son derece duru bir üslupla yapıyor. Tane tane anlatıyor. Empati yaptırabilme gücüne hayranlık duydum.
Savaş karşıtı romanlar arasında çok değerli bir yerde. Tekrar edebiyatımıza kazandırılması sevindirici.