Evet sizin henüz doğmamış olduğunuz 1990'ların başlarında, ruh çağırmak gençler arasında çok yaygındı. Ben de böyle ruh / kalp çağırma seanslarına çok katılmışımdır. Gerçekten de biz ey ruh deyince bir şeyler olurdu... O fincan harfler arasında gidip gelirdi. Onu hareket ettiren güç neydi? ya da masada hangi haylaz fincanı ittiriyordu bugün hala bilemiyorum.
İşte Yaz Ayazı'mı, benim de yer aldığım böyle korkutucu bir seanstan esinlenerek yazmıştım. Ve siz yine koskoca kitabı çok can alıcı sorularla okuyucuya anlatmışsınız.
Dikkatli okumanız, güzel yorumlarınız ve yapıcı eleştirileriniz benim için çok değerli... Yollarımız iyiki kesişti.
Ben de en kısa zamanda, çok severek okuduğum romanlarınızın inceleme yazılarını paylaşacağım ve yeni kitabınız da masamda ilk okunacak kitaplar arasında yer alıyor. Sizin de yazarlık yolculuğunuzda yolunuz açık olsun.