Puan vermedi·368 syf.··Beğendi
· Merhaba değerli okurlar,
Tarihin özellikle modern tarihin kalbinde olarak değerlendirdiğim şahsiyet ve şahsı manevisinde bir ülkenin geçmişini, şimdisini ve yarınını lazer keskinliğinde bir vizyonlar şekillendiren, halkın, devletin adamı ve en nihayetinde "delişmen ruh" 'a dair seviyeli, tarihsel bağlama sadık gerçekçi fakat dokunaklı ve varoluşsal bir düzlemde ele alınan güzel bir üslup. Şu yaptığım girizgah dahi bazı insanlar tarafından sıkıcı addedilebilir. Bu yüzden bir yazı / inceleme yazmak dahi bu kadar incelik gerektirirken edindiğim izlenimleri bende oluşturduğu hissiyatı adil bir şekilde ifade etmeye çalışacağım. Betimlemeler yani görece edebi / teknik kısım yer yer içeriğin önüne geçip okuyucuyu yani beni yordu. Fakat yazarın içerik derinliği doyurucu düzeyde diye düşünmekteyim. Ve yer yer beni gerçek mi yoksa kurgu mu diye düşünmeye iten kısımlar. Fark yaratacak ayrıntılar / nüanslar fazlasıyla mevcuttu. Yine romanda geçen kişilere yönelik tahlillerde seviyeliydi. Zamanımı savsakladığım için rafine bir şekilde sıcağı sıcağına inceleme yazmadım fakat birçok alıntıyı, hakikat parçacığı olarak değerlendireceğim seviyede retorikler, alıntılar var. Yine "baba" figürü üzerinden gölge arketipine yani Carl Gustav Jung'a bir selam gönderilmiş; incelikli ve anlamlı. Şahsım adına okuduğum içerik, kitap vs kendimce bir egemenlik hiyerarşisi kurmaya çalışıyorum ve derecelendiriyorum. Bu iki şahsiyeti bir potada eritmek kayda değer bir durum zannındayım. Ruhsal / Spiritüel bağlam psikanaliz konusunda C.G. Jung ve Mustafa Kemal Atatürk bambaşka alanlar olmasına rağmen lazer keskinliğinde bilinçleri ile insanlığa ışık olmuş iki aydınlık karakter. İncelemem kısaca bu şekilde: Başta Mustafa Kemal olmak üzere Vatan için yaşayan, icabında ölen yada hazır olan Vatansever, Asker ve her türlü asil Ruhlar şad olsun.. Saygılar iyi okumalar.