♛hakan♞kutlu♛ Sizde haklısınız islamı birebir yaşayan gerçek müslümanlara denk gelememişsiniz ki hep müslüman kılığındaki insan müsvettesi olanlara denk gelmişsiniz. Bunca sorunun kaynağı yine söylüyorum Kur’an değil iyi okumamak anlayamamak ve yaşayamamak. Hallac-ı Mansur, neden derisi yüzülüp öldürüldü? Bunları yapanlar müslümanlar değilmiydi? Müslüman hangisi ama müslüman bunun ayrımını yapabilmek lazım. Biz şimdi din adı altında yapılanları görmüyormuyuz sanıyorsunuz sistem böyle çalışmıyormu, siz sırf sizde kötü izlenim bıraktığı için müslümanım diyen biri yüzünden neden ahiretinizi yakacak kadar islamdan kendinizi soyutluyorsunuz? Tesbitinizi doğru yapın. Bu dünyaya boşu boşuna gelmişsekte bişey kaybetmeyiz hazırlıklı gidersekte bişey kaybetmeyiz. Ama siz hazırlık yapmadığınız için çok şey kaybedebilirsiniz. Üzülüyorum sadece ahiretinizi sırf başkalarını ve egolarınızı tatmin etmek, sırf daha cool görünmek , sırf siyasi görüşünüzün karşıt görüşlü olduğunu göstermek için boşu boşuna yakmanıza. Bu dünya geçici çünkü..
Demek dinin ahlakla hiçbir ilgisi yokmuş! 🫢 Peki, o zaman İslam’daki güzel ahlak vurgusu, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) "ahlakı tamamlamak için gönderildim" demesi hep rüyaymış!
Nietzsche bizi uyandırdı, sağ olsun! 😅
Muhammed'den bağımsız olarak şunu diycem, 1400 yıldır İslam dünyası ahlaken ilerleme kaydedemedi tersine düştükçe düştü. Bugün ateist olan Japonya dünyanın en ahlaklı ülkesi. Sanırım dinle ahlak arasında minimum bir ilişki olmadığı anlaşılmıştır.
Din ile oluşturulan ahlak korkuya dayalıdır. Korkuya dayanan bir ahlak geçerli olmadığı gibi kapsayıcı da değildir. Ahlak, dinden bağımsız olarak ilk topluluklarda yani çok uzun bir zaman önce şekillenmiş ve bundan yalnızca 5-10 bin sene öncesine kadar dine dayandırılmaya başlanmıştır. Çünkü: toplumlarda belirli bir kast sistemi oluşmuştur, tanrı krallar, rahipler yönetici sınıfını oluştururken parya olarak gördükleri halka “köle ahlakını” aşılamıştır. (Nietzsche güzel anlatır) bu köle ahlakı sayesinde tanrı kralların mezarlarında ganimetler ve sarayları oluşmuştur. Aksine bundan önce sömürü yoktur, insan insana kul olma durumu oluşmamış asıl ahlak dinlerden öncedir. Ahlak bir vicdan süzgecidir. Doğayı, insanı ve yaşamı sevdirmeyi öğretmeden, maddeyi ve insan tarihini tanıtmadan, cehennemle korkutmayı değil, güzellikler ile sevdirmeyi öğretmeden sağlam bir ahlak şekillenemez. Yalçın Küçük çok güzel söyler: ülkemiz islamcı değil, muhafazakardır. Bu muhafazakarlığın nedeni ise Türkiye sermayesini ve sanayisini avrupaya ve ABD’ye köle yapan yerli işbirlikçileridir. Muhafazakarlık ABD ideolojisidir
Bu söz farklı dünya görüşüne sahip okuyucular tarafından farklı şekillerde değerlendirildi. Konu hakkındaki nihai düşüncemi az önce yazmış olduğum şu iletiyle noktalamak istiyorum:
"Ahlak, din olmadan var olabilir ama din, ahlaksız yaşanamaz."
Kesinlikle Hocam. Maalesef ki okumuyoruz, okumadığımız için sorgulama yapacak bilgi de olmayınca onun bunun lafıyla hareket eden büyük bir kitleyiz.
Yaklaşık 1000 yıldır Müslümanız. 100 sene önce Atatürk inandığımız dinin kitabını Türkçeye çevirtti. Atalarımız 900 yıl boyunca bilmeden, anlamadan bir dine inanmış, gerçi günümüzde bile Kuranı Kerim'in okuma oranı %4. Hala insanlar inandığı dinin kitabından bihaberler.