Gönderi

Wuthering Heights
10/10
·496 syf.··
2025 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 00:33
Uğultulu Tepeler, uzun süredir okuma listemde olan ve çok merak ettiğim bir kitaptı ama özellikle sonbaharda okumak istedim. Kitap bana tam Eylül Ekim vibe hissettirdiği için eylüle girince artık okumaya başlamak istedim. Okumaya başlamadan önce bile seveceğime o kadar emindim ki ondan dolayı kitabın her ayrıntısını özümsemek için en başından not alarak ilerlemeye karar verdim ve iyi ki öyle yapmışım çünkü soyağacını ve ilişkileri anlamak başta zor olabiliyor. Kitabın baş kısımlarını sıkıcı bulanlar olmuş ama benim için hiç öyle olmadı; en başından beri okuması çok keyifli bir kitap oldu ve ilk sayfalarda bile biliyordum kitaba 10/10 vereceğimi ve favori kitaplarımdan biri olacağını. Son 250 sayfa özellikle aşırı akıcıydı, neredeyse bir günde okudum o kısımları. Uğultulu Tepeler benim için bir aşk romanından daha fazla bir gerilim kitabı oldu, o gotik havayı fazlasıyla hissettim. Doğanın hırçın bir şekilde aktarılması o kadar işledi ki bana: Bay Lockwood’un odanın camına vuran çam ağacının küt küt ses çıkarması falan çok hissettirdi bana o uğultulu tepeler hissiyatını. Kitapta asla favori karakteriniz olmuyor, bütün karakterlerin falsosu var ama buna rağmen kitaba bayılıyorsunuz. İlk başlarda özellikle Catherine’e karşı o kadar kinliydim ki tam olarak nefret ediyordum, sonraki kısımlarda bu nefret katlanarak Heathcliff’e karşı büyüdü. Heathcliff kadar bir roman kahramanından nefret etmedim, tam bir iblis kendisi. Romandaki karakterlerin asla Heathcliff’in hakkından gelememesi ve gücünü yitirdiğinde bile ona merhametle yaklaşılması falan o kadar sinirimi bozdu ki. Tamam ona da kötü davrandılar, diğer karakterler de kötü karakter ama Heathcliff en kötüsü. Kate Bush’un Wuthering Heights şarkısı eşliğinde okudum sayfaları. Şarkı da aşırı güzeldi ve şarkıdan da anladığım kadarıyla herkes Heathcliff–Catherine aşkına odaklanmış ama ikisini de sevmediğim için olay örgüsü ve Nelly’nin anlattıkları benim daha çok ilgi odağımdaydı. Kitaptaki karakterler o kadar uç karakterler ki, Nelly gibi Mr. Lockwood gibi sıradan karakterler favoriniz oluyor. Kitaptaki zıtlık çok güzel dile getirilmiş; Uğultulu Tepeler ve Trushcross Grange cidden yin–yang sembolü gibi. Nelly bile bir yerde Nelly olarak çağrılırken diğer yerde Ellen oluyor. Kitapta kader motifi de karşımıza çıkıyor; Catherine ve Heathcliff, bir sonraki nesilde Hareton ve Cathy olarak tekrar karşımıza çıkıyor adeta. Son olarak beni şu kısım da aşırı etkiledi: Heathcliff bütün kötü yanlarıyla Hareton’u büyütüyor ama en sonunda Heathcliff Hareton’da yansımasını gördüğü kötülüğe karşı kendisi bile dayanamıyor. Heathcliff benim için şiddeti, toksik masküleniteyi resmediyor resmen. Aşırı uzun oldu ama kitap o kadar harika ve güzel detaylarla dolu ki üzerinde saatlerce konuşulası. Çok başarılı, çok.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Ayrıntı Yayınları · 201557,8bin okunma
·
79 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.