·376 syf.····Okunma: 17 Eylül 2025 17:19 Yazarın Türkçeye çevrilmiş bütün kitaplarını okumuş biri olarak artık favorimin bu kitap olduğunu rahatça söyleyebilirim. Diğer kitaplarını okumuşsanız yazarın romantik komediyle birlikte daha çok hayat dersi vermeyi amaçladığını ve her kitabının mutlaka bir yerinde hüznün dibini bulacağınızı bilirsiniz. Bu kitap da kesinlikle öyleydi. Benim için diğerlerinden farkı, ana karakterlerden ziyade kitabı daha fazla sevmiş olmamdı. Emma'ya bayıldım ama Charlie için duygularım bu kadar şiddetli değil. Onları birlikte okumayı sevdim mi evet ama bilemiyorum, Charlie de benim için eksik olan şeyler vardı. Çok zengin olmasına rağmen malum sebepler sonrası kendisine asla bakmaması, bakacak birini bulmaması, evinde doğru düzgün yiyecek bile olmaması ve bunu umursamaması... Emma'yla ilk tanıştığı zaman aklından geçenleri -ki cidden hiç ama hiç hoş şeyler değildi- filtrelemeden konuşması, bunda bir sakınca görmemesi ve utanmaması... Sonradan benim gözümde çok daha iyi biri oldu ve onu da sevdim gerçi. Ama sonra klasik romantik klişelerinden biri gerçekleşerek Emma'yı koruduğunu düşünerek ondan uzaklaştı vs. derken yine bir soru işareti bıraktı bende.
Yani Emma-Charlie üzerine puanlama yapsaydım kitap en fazla 7-8 bandında olurdu benim için ama Emma'nın ailesi, yaşadıkları, yaşadıkları trajedi karşısında duruşları beni çok etkiledi. Kendim de bir abla olduğum için sanırım Emma'nın, kız kardeşine karşı olan tutumunu, ailesinin tüm sorumluluğunu üstlenmesini ve kendine aslında birçok konuda haksızlık edişini hiç yadırgamadım veya sorgulamadım. Onu anladım çünkü. Aile bağları beni kitapta en çok etkileyen şeydi ve ağlamadan duramadım. Katherine Center yine bir şekilde kalbime dokunmayı başardı.
Kitabı çok sevdim ve bu türü sevenlere tavsiye ederim.